# yerbilimleri.com ## Posts - [Dünyanın Lityum Tedariği ve Emtianın Geri Kazanımı](https://yerbilimleri.com/dunyanin-lityum-tedarigi-ve-emtianin-geri-kazanimi/): Elektrikli araçlar ve temiz enerji depolama sistemlerine yönelik talep artarken, Avustralya dünyadaki lityum talebinin büyük bölümünü karşılamada öne çıkıyor. Bu durum fosil yakıtlara olan ihtiyacı azaltmaya yardımcı olurken, başka bir soruyu da gündeme getiriyor: “Lityum kaynakları nasıl sürdürülebilir şekilde temin edilebilir?” Batı Avustralya eyaletinin başkenti Perth’ten yaklaşık üç saat uzaklıkta bulunan Greenbushes adlı tarihi bir madencilik kasabası var. Bu kasabadaki ilkokulun arkasında bulunan arazide ise gri renkli derin bir çukur dikkat çekiyor. Yaklaşık 265 metre derinliğinde ve şevlendirilmiş bu çukur, Cornwall Açık Ocağı olarak bilinen eski bir kalay madenidir. 1888 yılında bu çukurun yakınındaki bir dereden çıkarılan ilk kalay parçasıyla... - [Yanardağların (Volkanların) İklim Üzerindeki Etkisi](https://yerbilimleri.com/yanardaglarin-volkanlarin-iklim-uzerindeki-etkisi/): Yanardağlar, iklim değişikliğini etkileyebilir. Büyük patlamalı volkanik püskürmeler sırasında, devasa miktarlarda volkanik gaz, aerosol damlacıkları ve kül stratosfere yayılır. Külün büyük bir bölümü hızla zemine düşer ve birkaç gün ila birkaç hafta içinde tamamen atmosferden temizlenir. Külün iklim değişikliği üzerindeki etkisi küçüktür. Ancak kükürtdioksit gibi volkanik gazlar küresel soğumaya yol açabilirken, sera gazı olan karbondioksit küresel ısınmaya katkıda bulunabilir. Sülfat Aerosolleri: İklimi Soğutabilir ve Ozon Tabakasını İnceltebilir Volkanik püskürmelerle stratosfere yayılan piroklastikler ve volkan gazları, iklim üzerinde en çok kükürtdioksitin sülfürik aside dönüşmesiyle etkili olur. Bu asit, stratosferde hızla yoğunlaşarak ince sülfat aerosolleri oluşturur. Bu aerosoller, Güneş’ten gelen radyasyonun önemli... - [CEIP: Dünya Çapında Jeotermal Enerjinin Atılımı Konferansı](https://yerbilimleri.com/ceip-dunya-capinda-jeotermal-enerjinin-atilimi-konferansi/): 10 Temmuz 2025’te, Vaşington’da, Carnegie Uluslararası Barış Vakfı (Carnegie Endowment for International Peace, CEIP) tarafından Dünya Çapında Jeotermal Enerjinin Atılımı Konferansı (Geothermal Energy’s Global Breakthrough) gerçekleştirildi. Jeotermal enerji bir dönüm noktasına geldi. Eskiden yalnızca belirli jeolojik koşullar altında sınırlı alanlarda üretilebilen bu enerji kaynağı, artık yerkabuğunun her yerinden temiz enerji ve ısı üretme potansiyeline sahiptir. Amerikan kaya gazı devrimini mümkün kılan hidrolik çatlatma ve sondaj teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde, jeotermalin küresel enerji talebindeki yeri önemsiz bir düzeyden çıkıp, yenilenebilir enerji potansiyeli bakımından güneş enerjisinin hemen arkasına yerleşti. CEIP’in Sürdürülebilirlik, İklim ve Jeopolitik Programı, yeni nesil jeotermal teknolojiler ve bu alandaki küresel... - [Fukuşima’da Radyoaktif Kirlenmeye Maruz Kalan Toprağın Dekontaminasyon Süreci](https://yerbilimleri.com/fukusimada-radyoaktif-kirlenmeye-maruz-kalan-topragin-dekontaminasyon-sureci/): 11 Mart 2011’de Mw=9 büyüklüğündeki Tohoku depreminin tetiklediği tsunami, Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali‘nde büyük hasara ve ardından yıkıcı bir çekirdek erimesine yol açtı. Bu olayın ardından santralden sızan radyoaktif maddeler çevreye yayıldı. O tarihten bu yana Japon hükümeti, radyoaktif kirliliğin çevre üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla dekontaminasyon ve rehabilitasyon çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, geri dönüşüm amacıyla santral yakınındaki açık hava depolama alanlarında 14 milyon metreküp düşük seviyede radyoaktif toprak biriktirilmiştir. Japon halkı ise radyoaktif kirlilikten arındırılmış toprağın yeniden kullanımına ilişkin kaygılarını sürdürmektedir. Hükümete göre, topraktaki radyoaktif sezyum içeriğinin kilogram başına 8.000 bekerel’i (Bq/kg) geçmemesi, yeniden kullanım için yeterli kabul edilmektedir. Bu... - [İklim Sözlüğü: İklim Değişikliği İçin Günlük Rehber](https://yerbilimleri.com/iklim-sozlugu-iklim-degisikligi-icin-gunluk-rehber/): İklim değişikliği, içinde bulunduğumuz çağın belirleyici krizi. Her geçen gün daha fazla insan iklim eylemine katılıyor. Bu alandaki deneyimli kişiler, iklim değişikliğiyle ilgili pek çok terim ve kavramı zaten biliyor. Ancak alanda yeniyseniz, her şeyi bir kerede kavramak biraz zor olabilir. Bu nedenle iklim değişikliği terim ve kavramlarına ilişkin bu kaynağı hazırladık. İklim konusundaki tartışmaları takip etmekte zorlanıyorsanız, İklim Sözlüğü* tam size göre. Sizi okumaya, sayfamızı yer işaretlerinize eklemeye ve iklim eylemi çalışmalarınızda kullanmaya davet ediyoruz. Ayrıca, kolektif iklim eylemi konusunda itici güç oluşturabilmek için İklim Sözlüğü’nü düzenli olarak yeni terimler ile güncelleyeceğimize söz veriyoruz. *İklim Sözlüğü’nün orijinal İngilizce versiyonuna bu... - [İklim Kanunu ve Emisyon Ticareti Sistemi: Avrupa Birliği’nin İzleri](https://yerbilimleri.com/iklim-kanunu-ve-emisyon-ticareti-sistemi-avrupa-birliginin-izleri/): Giriş 7552 sayılı İklim Kanunu, Türkiye’yi “Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)” ile tanıştırmaktadır. Kanun, 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (madde 19). Kanunun amacı, “yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele etmek” olarak belirlenmiştir (madde 1). Bu doğrultuda Kanun, diğer hususların yanı sıra, “iklim değişikliği ile mücadelede esas olan sera gazı emisyonlarının azaltılması”na odaklanmakta ve bu amaca ulaşmak için ana araç olarak ETS öngörmektedir (madde 9–11). ETS ve onun tamamlayıcısı olarak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) şu şekilde tanımlanmaktadır. ETS, “sera gazı emisyonlarına, net sıfır emisyon hedefine uygun bir üst sınır belirlenmesi... - [Balkaş Gölü 2040 Sürdürülebilir Ekosistem Girişimi](https://yerbilimleri.com/balkas-golu-2040-surdurulebilir-ekosistem-girisimi/): Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, Balkaş Gölü’ndeki su seviyesi 2025 yılının ilk yarısında 32 santimetre artarak Baltık yükseklik sistemine göre deniz seviyesinden 341,55 metreden 341,87 metreye yükselmiştir. Eski başkent Almatı’nın yaklaşık 280 kilometre kuzeybatısında yer alan Balqaş kölı (Balkaş Gölü), Asya’nın en büyük kapalı havzalarından biridir ve yüzölçümüne göre dünyanın en büyük on beşinci gölü konumundadır. 2025 yılının başından bu yana, gölün akış yukarısında yer alan Kapçagay Barajı’ndan Balkaş Gölü’ne 8,52 milyar metreküp su salınmıştır. Bu miktar, 2024 yılının aynı döneminde kaydedilen 8 milyar metreküpe kıyasla artış göstermektedir. Yetkililer, yıl sonuna kadar barajdan göle bırakılan... - [8-13 Temmuz 2025 Arasında Rainier Dağı'nda Deprem Fırtınası Yaşandı](https://yerbilimleri.com/8-13-temmuz-2025-arasinda-rainier-daginda-deprem-firtinasi-yasandi/): Rainier Dağı’nda 8 Temmuz 2025’te başlayan küçük büyüklükteki depremler, stratovolkanın tarihinde kaydedilen en büyük deprem fırtınası oldu. 8 Temmuz 2025’te Washington Eyaletinde bulunan Rainier Dağı’nda yerel saat ile 01.29’da bir deprem fırtınası başladı. Deprem fırtınası, aynı bölgede kısa sürede meydana gelen çok sayıda depremin oluşturduğu kümelenmeye verilen isimdir. Şu an için bu deprem etkinliğinin endişe verici bir seviyede olduğuna dair bir belirti bulunmamaktadır. Rainier Dağı için uyarı seviyesi ve renk kodu Yeşil/Normal olarak kalmaktadır. Pasifik Kuzeybatı Sismik Ağı (PNSN), her bir depremi inceleyerek mümkünse konumunu, derinliğini ve büyüklüğünü belirleme süreci olan “lokasyonlama” işlemini yürütmektedir. Bazı depremler çok küçük olduğundan yerleri... - [Renminbinin Stabil Kripto Para Ekosistemine Stratejik Entegrasyonu](https://yerbilimleri.com/renminbinin-stabil-kripto-para-ekosistemine-stratejik-entegrasyonu/): Stabil kripto para dalgası dünya çapında etkisini artırıyor ve ülkeler açısından çözülmesi gereken kritik bir mesele hâline geliyor. Merkeziyetsiz bir ekosisteme sahip bu varlıkların denetimsiz biçimde gelişmesine izin verilmesi, ulusal finans sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Öte yandan, blokzincir teknolojisinin sunduğu yüksek verimli ödeme altyapısını görmezden gelmek, para birimlerinin küreselleşmesinde tarihi bir fırsatın kaçırılması anlamına gelir. Renminbinin (RMB) uluslararası statüsünü aktif biçimde destekleyen Çin’in, stabil kripto paraları proaktif biçimde düzenleyerek bu küresel eğilimden stratejik kazanç sağlaması en uygun yol olabilir. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, stabil kripto paraların yeni nesil ödeme araçları olarak sunduğu avantajlar ve içerdiği risklerin görmezden gelinemeyeceğini belirtiyor.... - [Küresel Ticarette SWIFT’e Alternatif Yeni Dönem: Dijital Yuan (e-CNY)](https://yerbilimleri.com/kuresel-ticarette-swifte-alternatif-yeni-donem-dijital-yuan-e-cny/): Çin dijital yuan ile merkez bankası dijital para birimini (CBDC) tanıtan ilk büyük ekonomi olmaya çalışıyor. Çin’in merkez bankası olan Çin Halk Bankası (PBC), uluslararası finansı yeniden tanımlayacak önemli bir adım atarak dijital renminbi (e-CNY, 数字人民币) ile ülkelerarası ödeme sisteminin, Güneydoğu Asya’daki 10 ülke ile Ortadoğu’daki 6 ülkeye tamamen entegre edileceğini duyurdu. Bu hamle, dünya ticaretinin yaklaşık %38’inin ABD doları egemenliğindeki Swift ağına ihtiyaç duymadan gerçekleşebileceği anlamına geliyor. Swift’te işlemler genellikle 3 ila 5 gün arasında sürmekte ve birçok aracı kurum içermektedir. Buna karşın Çin’in dijital para birimi bu süreci yalnızca birkaç saniyeye indiriyor. Hong Kong ile Abu Dabi arasında... - [Afetlere ve İklim Krizine Karşı Dirençli Kentler Yaratmak](https://yerbilimleri.com/afetlere-ve-iklim-krizine-karsi-direncli-kentler-yaratmak/): Afetler ve iklim krizine karşı dirençli kentler oluşturmak salt bir dizi pratik önlem, teknik yaklaşım gerektiren sorun olmayıp büyük ölçüde siyasal bir sorundur. Tarihin her döneminde deprem, sel, heyelan, kuraklık gibi doğal afetler yaşansa da bu doğa olayları hiçbir dönemde bu denli yıkıcı olmamıştır. Afetlerin bir arada, aynı anda yaşanması durumu hem kapitalizmin plansızlığı/vahşiliği hem de iklim krizinin etkisiyle gerçekleşmektedir. Kapitalizmin afetler üzerinde, “büyüteç” etkisi yaratmaktadır. Kapitalizm, iklim krizi olarak nitelendirilen aslında bir bakıma, en büyük afetin de sorumlusudur. İklim değişimi yerkürede milyonlarca yıldır görülen ve kayıtları kayaçlarda, buzullarda tutulan bir fenomen iken yerküre tarihinde ilk kez insan etkisi ile... - [Dünya Ölçeğinde ve 15 Açısal Saniye Ayrıntısında Denizaltı Yerşekilleri Sınıflandı](https://yerbilimleri.com/dunya-olceginde-ve-15-acisal-saniye-ayrintisinda-denizalti-yersekilleri-siniflandi/): Okyanuslar, Dünya yüzeyinin %71’ini kaplar ve yaklaşık 362 milyon kilometrekarelik bir alana yayılır. Okyanus tabanında bulunan denizaltı yerşekilleri, görünmeyen yapılar olmalarına rağmen, Dünya’nın jeomorfolojisinin temel bileşenlerindendir. Bu yerşekilleri; levha tektoniği, tortul birikimi ve yanardağ etkinliği gibi denizaltındaki jeolojik süreçlerin geçmişini ve işleyişini anlamak için büyük önem taşır. Aynı zamanda, okyanus dinamikleri, ekosistemlerin dağılımı ve kaynak oluşumu üzerinde derin etkiler yaratır. Denizaltı yerşekilleri, deniz tabanı düzlüklerinden sarp yamaçlı okyanus ortası sırtlarına ve çeşitli deniz dağlarına kadar dikkat çekici bir karmaşıklık ve çeşitlilik gösterir. Farklı yerşekilleri yalnızca belirgin morfolojik özellikler göstermekle kalmaz, aynı zamanda belirli kümelenme eğilimleri de sergiler. Benzer morfolojik özellikler... - [Merkezin Güncesi: Uluslararası Petrol Fiyatlarının Tüketici Fiyatlarına ve Cari Dengeye Yansımaları - Temmuz 2025](https://yerbilimleri.com/merkezin-guncesi-uluslararasi-petrol-fiyatlarinin-tuketici-fiyatlarina-ve-cari-dengeye-yansimalari-temmuz-2025/): Son dönemde artan jeopolitik gerilimler nedeniyle ham petrol fiyatlarının ülke ekonomilerine etkileri yeniden gündeme geldi. Mayıs ayı başında 60 ABD dolarına kadar gerilemiş olan Brent petrol varil fiyatı yaşanan gelişmelerin ardından hızlı bir şekilde artarak 80 ABD doları seviyelerine yaklaştı. Uluslararası fiyatlar gerginliklerin azalmasıyla birlikte yeniden gerilemiş olsa da önceki döneme kıyasla daha yüksek bir seviyeye yerleşmiş görünüyor (Grafik 1). Tedarik sürecinin kesintiye uğrama ihtimali eşliğinde fiyatlarda yaşanan artışın büyüklüğü, ham petrol fiyatlarının olası etkilerini yeniden gözden geçirmeyi gerekli kılıyor. Bu blog* yazısında ham petrol fiyatlarında gerçekleşebilecek artışların Türkiye ekonomisi özelinde enflasyon ve cari denge üzerindeki tahminî etkilerini sayısallaştırıyoruz. Ham... - [9 Temmuz 2025 tarihli ve 7552 sayılı İklim Kanunu](https://yerbilimleri.com/9-temmuz-2025-tarihli-ve-7552-sayili-iklim-kanunu/): 7552 sayılı İklim Kanunu, 2 Temmuz 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve 9 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede ulusal taahhütlerini yasal zemine oturtan ilk çerçeve düzenlemedir ve Paris Anlaşması, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumludur. Kanunun amacı, yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerinin planlanması, uygulanması, denetimi ve gelirlerinin düzenlenmesidir. Kanun; çevre, idare/otorite, enerji ve ekonomi hukuku alanlarının kesişiminde yer almakta, kamu yararı ilkesiyle yetki ve sorumlulukları dengeli biçimde yapılandırmakta ve karbon piyasasını hukuk... - [Yapay Zekâ Çağında Bir Jeolog Gibi Düşünmek](https://yerbilimleri.com/yapay-zeka-caginda-bir-jeolog-gibi-dusunmek/): Uzun zamandır benzeştirme yöntemini kullanan jeologlar, bir inceleme sürecinde ortak yönlerden anlam çıkarma, bilimsel açıdan sorgulama ve gerçek zamanlı âkıl yürütme eylemlerini gerçekleştiriyorlar; ancak günümüz yapay zekâsı ise hâlâ benzer karar aşamalarını taklit etmekte zorlanıyor. Bunu idrak etmek basit bir avuntu gibi görünse de aslında büyük bir değişime uğrayacak olan çalışma düzeniyle birlikte başarı ve mutluluk da kaçınılmaz olarak yeniden şekillenecek. Geleneksel çalışma biçimleriyle yapay zekânın hâkim olduğu hızla değişen bir gelecek arasında sıkışan tüm yerbilimciler; endişe, kaygı ve baskı altındalar ve giderek gerilim artıyor. Ortalık yatışınca, yeni bir düşünce öne çıkıyor. Pek çok meslek grubu düşünüldüğünde, ne kod yazmak... - [Gaziantep'te Mw=7,8 ve Kahramanmaraş'ta Mw=7,5 Büyüklüklerinde Depremler Meydana Geldi - 6 Şubat 2023](https://yerbilimleri.com/gaziantepte-mw78-ve-kahramanmarasta-mw75-buyukluklerinde-depremler-meydana-geldi-6-subat-2023/): Deprem öncesi 25 Ocak 2023 ve deprem sonrası 9 Şubat 2023 tarihli Copernicus Sentinel-2 görüntülerine, alt piksel optik korelasyonu uygulanarak, 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra oluşan yüzey deformasyonun 2 boyutlu yatay bileşenlerine ait yerdeğiştirme hesaplanmıştır. Sonuçta, Doğu-Batı yönünde 3 metreye ve Kuzey-Güney yönünde ise 5 metreye kadar yerdeğiştirmeler saptanmıştır. Bu çözümlemeler, Geohazards Thematic Exploitation Platform adlı uluslararası konsorsiyumun ürünüdür. Kurumların detaylı deprem raporlarına aşağıdaki adreslerden erişebilirsiniz. 6 Şubat’ta 7,8 büyüklüğündeki Gaziantep-Nurdağı depremi ve 7,5 büyüklüğündeki Kahramanmaraş-Ekinözü depremi Türkiye’nin güneyi ile Suriye’nin kuzeyini sarstı. Farklı büyüklükteki yüzlerce artçı sarsıntı harap olmuş bölgeyi sallamaya, binalara, yollara, demiryollarına ve diğer altyapıya daha fazla zarar vermeye devam ederken aynı zamanda kurtarma ve yardım çalışmalarını engelliyor. Bu... - [Yellowstone Volkanik Bölgesinin Lityum Potansiyeli](https://yerbilimleri.com/yellowstone-volkanik-bolgesinin-lityum-potansiyeli/): Yenilenebilir enerji teknolojileri, lityum gibi tarihsel olarak da yüksek talep görmeyen ve cevher yatağı modelleri tam olarak anlaşılmamış metallerin çıkarılmasına dayanmaktadır. Dünyanın en büyük lityum yataklarından birisi, ABD’dedir. Bu maden sahası, Yellowstone sıcak nokta volkanizmasının erken evrelerinde oluşan 16,4 milyon yıllık McDermitt kalderasının göl tortularında yer almaktadır. Yellowstone’daki lityum cevher yatağının oluşumunu açıklamak zordur. En büyük zorluksa volkanik patlama ve patlama sonrası oluşan hareketliliktir. Kuvars kristallerinde korunmuş halde saklanan sıvı kapanımları, volkanik püskürme öncesine ait mağmatik lityum içeriğini değerlendirmek için iyi bir araçtır. Bir McDermitt riyolit lavındaki sıvı kapanımında iyon mikroprobu kullanılarak 400-1350 ppm lityum derişimi saptanmıştır. Kıyaslamak gerekirse matris... - [Batı Anadolu Tektonik Kaması’nın Güncel Deformasyonu: Batıya Doğru Kaçıştan Kaynaklanan Blok Hareketleri](https://yerbilimleri.com/bati-anadolu-tektonik-kamasinin-guncel-deformasyonu-batiya-dogru-kacistan-kaynaklanan-blok-hareketleri/): Giriş Bu makalede, Bursa-Eskişehir-Afyon fay zonu (BEAZ) ile Muğla-Afyon fay zonu (MAZ) arasında yer alan bölüm (Şaroğlu vd. 1987) Batı Anadolu Tektonik Kaması olarak tanımlanmıştır. Her iki fay zonu batıya açılan devrik “V” şeklinde bir geometri ile bölgeyi sınırlamaktadır (Şekil 1). Bu sınırların kuzeyde Ege Denizi’ne, güneyde ise Akdeniz’e kadar devam etmesi olasılıdır. Şekil 1’de görüldüğü gibi MAZ, Muğla’dan güneybatıya doğru olasılı çizilmiştir ve Datça Fay zonuna karşılık gelecek şekilde devam edebilir. Aynı şekilde; Aksu vd. (2009)’un, deniz tabanında ortaya koydukları sol yönlü doğrultu atımlı fayın da, MAZ’ın denizdeki devamı olduğu söylenebilir (Şekil 2). Fay zonları olarak tanımlanan bu süreksizlikler... - [Bir Doğa Manifestosu: Jeoloji Haritaları](https://yerbilimleri.com/bir-doga-manifestosu-jeoloji-haritalari/): MTA uzun yıllara dayanan bir çalışmayla, Türkiye’nin kapsamlı bir jeoloji haritasını yayımladı. Bu haritanın ülkemizde jeoloji (yerbilimi) ve jeoloji mühendisliği açısından önemi nedir? Türkiye Jeoloji Haritası nasıl bir boşluğu doldurdu? Daha önce karşılanamayan hangi ihtiyaçlara cevap verdi? Neolitik devrimden günümüze insanlığın sürekli gelişim gösteren yaşamı, doğayla ilişkisinin sonuçlarıyla doğru orantılıdır. Bu ilişki, doğanın gizini algılayıp onu değiştirme eylemi şeklinde olmuş, bu eyleme de akıl, bilim ve bilimsel düşünce eşlik etmiştir. Bunun için söyleşiye, ülkemizde bilime, bilimsel araştırmaya verilen önemi ve bilimin toplumsal yaşamımızdaki rolünün ne olup ne olmadığını irdeleyerek başlamak daha doğru olsa gerek. Avrupa’da basımı 19. yüzyılın sonlarında tamamlanan... - [Deprem Hakkında Bilgiler](https://yerbilimleri.com/deprem-hakkinda-bilgiler/): Yerkabuğunun derin katmanlarının kırılıp yerdeğiştirmesine ya da yanardağların püskürmesi sırasında olan sarsıntıya, deprem (yersarsıntısı ya da zelzele) denir. Depremin olduğu yerde yer titreşim yapar ve sallanır. Deprem bir doğa olayıdır ve yapay olarak oluşturulan sarsıntılara deprem denmez. Depremler, yerkabuğunun yeni kıvrılmış veya kırılmış bölgelerde, çok engebeli bölgelerde, genç kıvrımlarla vadilerin birleştiği bölgelerde, dağ yamaçlarının denizin derinliklerine kadar indiği bölgelerde meydana gelir. Depremler, volkanik bölgelerde yerkabuğunun altındaki erimiş kayaçların hareket etmesiyle de oluşur. Ancak bu tür depremler yerkabuğundaki kırıklıkların oluşturduğu kırık kuşakları boyunca görülürler. Büyük kütleler halindeki yerkabuğu katmanlarının birbirinden farklı hareketleri, kırık kuşağı boyunca büyük bir gerilim oluşturur: kırık kuşağının... - [Enerji-Mekan İlişkileri, Zaman Kavramı ve Evrim](https://yerbilimleri.com/enerji-mekan-iliskileri-zaman-kavrami-ve-evrim/): Dünyamızın tarihi, yeryuvarı katmanlarına işlenmiş olarak kaydedilmiş bulunmaktadır. Güneş sistemimizin ve evrenimizin tarihi de o sistemler içinde çeşitli şekillerde kaydedilmiştir. Şimdi, tüm bu tarihsel gelişimlerin hepsinin çok genel bir özetini sunmak, nasıl bir evrende ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı anlayabilmek için, geçmişe doğru bir geziye çıkalım. Günümüzden 50 yıl geriye gittiğimizde, elektronik teknolojisine ait ürünlerin (bilgisayar sistemleri, uydular ve bunlara dayalı iletişim teknolojisi, sonograf, vs.) yok olduğu bir dünyada yaşıyorduk ve tüm bu güncel teknolojilerden yoksun olduğumuzdan, bir saatte yapılabilecek bir işi bir kaç ayda ancak yapabiliyorduk, hatta bazı işleri hiç yapamıyorduk. Bu nedenle, günümüze oranla çok düşük bir “refah”... - [Türkiye’nin Neotektoniği](https://yerbilimleri.com/turkiyenin-neotektonigi/): Türkiye’de Neotektonik Orta Miyosenden itibaren başlamaktadır. Bundan önceki kısım ise Paleotektoniktir. Neotektonik: Miyosen sonrası yaşlı tektoniğe bu ad verilir. Bu dönemdeki yapılara ise Neotektonik Yapılar adı verilir. Paleotektonik: Miyosen öncesindeki tektonik faaliyete denir. Bu dönemde meydana gelen yapılara ise Paleotektonik Yapılar adı verilir. Tektonik: Genel bir ifadedir. Yerkabuğunu etkileyen gerilmelerin tesiriyle meydana gelen olaylardır. Jeotektonik: Dünyanın bölgesel ya da kıtasal büyüklükteki yapılarının hareketlerinden bahseden jeoloji dalıdır. Türkiye’de oluşmuş volkanizmalardan doğudakiler Kuzey-Güney yönlü sıkışmalar sonucu gerilme çatlaklarından meydana gelmiştir. Batıdaki volkanizma ise graben sistemine bağlı olarak gelişmiş volkanizmadır. Bu volkanizmalardan doğudakiler perlit yataklarını, batıdakiler ise bor cevherlerini oluşturmuşlardır. Türkiye’deki Neotektonik Yapıları... - [Küresel Isınma: Gerçekler ve Belirsizlikler](https://yerbilimleri.com/kuresel-isinma-gercekler-ve-belirsizlikler/): Küresel ısınma ya da daha genel bir ifadeyle küresel iklim değişimi şüphesiz son zamanların en popüler gündem maddelerinden birisidir. Yerbilimleri ile uğraşan bilim adamlarının en fazla önem verdikleri araştırma alanlarından olmasının yanısıra kamuoyunu da sıkça meşgul eden konulardan birisi olduğu söylenebilir. Küresel ısınma, hemen her ekstrem[1] hava olayından sonra çokça tekrarlanan ifadelerin başında gelmektedir. Son aylarda ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen şiddetli yağış ve sel olayları ile kış aylarının ülkemizin özellikle kuzeybatı kesiminde kurak ve nispeten ılık geçmesi üzerine yapılan tartışmalarda da bu ifadeyi sıklıkla duyduk. Maalesef her ekstrem hava olayının müsebbibi olarak küresel ısınmanın işaret edildiği bir ortama doğru... - [Yerbilimciler Etik Yükümlülüklerini Ne Zaman Tartışacaklar?](https://yerbilimleri.com/yerbilimciler-etik-yukumluluklerini-ne-zaman-tartisacaklar/): Bilimsel kuramların, araştırma sonuçlarının bilim topluluğu içinde dolaşımının dış etkilerden bağımsız olması genellikle kabul edilen bir görüştür. Bu sav bilimin ancak özgür bir ortamda gelişebileceği düşüncesiyle temellendirilmektedir. Ancak bilimsel araştırmalarda ve araştırma sonuçlarının iletişiminde tam özgürlükten vazgeçilemeyeceği kabul edilse bile, aynı yaklaşımın araştırma sonuçlarının doğrudan halka iletilmesinde de geçerli olması gerektiği sorgulanmaksızın kabul edilebilecek bir görüş gibi görünmüyor. Genel olarak bilimsel araştırma sonuçlarının, özellik de kesinlikten uzak öngörüler içerenlerinin halka iletilmesinin kimi sorunlara yol açabileceği endişesi yersiz değildir. Ülkemizde yaşanan deprem felaketleri sırasında bilimcilerin doğrudan halka seslendiklerinde ortaya çıkan kimi olumsuzluklar bu endişeyi haklı kılıyor. Afetlerden etkilenen halkın yeterli bilimsel... - [Depremin Matematiği](https://yerbilimleri.com/depremin-matematigi/): Deprem matematiği üzerinde çalışan jeofizikçiler, deprem tahmini konusunda yanlış varsayımlarda bulunulduğunu söylüyor. Kendi sonuçlarına göre büyük bir depremin bir yerleşimi vurma fırsatı her zaman söylenegeldiği gibi artacağına, azalıyor. Birçok jeofizikçi bir depremin zamanını ve yerini tam olarak tahmin etmekten vazgeçmişlerse de, belli bir zaman içinde bir yerde deprem olup olmayacağı hâlâ araştırılıyor. Varsayım, bir yerde olan son büyük depremden bu yana uzun zaman geçtiyse, yeni bir depremin daha kısa bir süre içinde olacağı doğrultusunda. Aslında mantık çok açık: Depremler oluşur, çünkü dünyanın tektonik plakalarının yavaşça sıkışması kayalar üzerinde gerilme yaratır; kayalar kırılana dek. Böylece, büyük bir deprem olasılığının zamanla nasıl... - [Nankai Çukuru: Hedef Depremin Merkezi](https://yerbilimleri.com/nankai-cukuru-hedef-depremin-merkezi/): Avrupa Yerbilimleri Birliği’nin (EGU) yıllık toplantısında, deprem ve tsunami (dev dalga) oluşturan en etkin bölgelerden biri olan, Nankai Çukuru’nda (bkz. Şekil 1) yürütülen çalışmanın ilk aşaması sunuldu. (Black, 2008) Projenin (NanTroSEIZE) hedefi, 6 kilometre derinliğe sensör (alıcı) yerleştirerek, bölgedeki sarsıntıları önceden haber veren bir uyarı sistemi kurmak. Bu kapsamda şimdilik 1.4 kilometre uzunluğunda sondaj yapılmış durumda. 6 kilometreye ise 2010-2012 yıllarında ulaşılması hedefleniyor. (NanTroSEIZE, 2008; Sakai, 2007) Masataka Kinoshita, (JAMSTEC) “Sondajla elde edilen örnekler sanki bir insanmış gibi, bilgisayarlı tomografi ile taranarak 3 boyutlu görüntüleri çıkarılıyor” diyor. Bu yöntemle, dalma-batma bölgelerinin anlaşılması ya da stratigrafik olarak birim değişikliklerinin anlaşılması amaçlanıyor. Verileri daha... - [Levha Tektoniği Kuramı](https://yerbilimleri.com/levha-tektonigi-kurami/): İnsanoğlu düşünmeye başladığı andan itibaren çevresindeki yerşekillerin nedenlerini merak etmiş, bunların binlerce yıl sabit ve sarsılmaz kabul edilmesinden sonra, aslında sürekli bir hareket ve evrim içinde olduklarını anlayınca da bu hareketi idame ettiren kuvvetin doğasını ve kökenini araştırmaya başlamıştır (Şengör, 1983). Sayıları oldukça kabarık olan jeotektonik hipotezlerin veya teorilerin başlıcaları Kontarksiyon Teorisi, Ekspansiyon Teorisi, Mağmatik Yükselme -Kabarma Teorisi; Konveksiyon Akımları Teorisi, Kıtaların Kayma Teorisi ve nihayet Levha Tektoniği Teorisi’dir (Ketin, 1983). Kontraksiyon Teorisinin ana fikri, yani yerkürenin başlangıçta sıcak-ergimiş bir kütle halinde bulunduğu, zamanla soğuyarak büzüldüğü, hacminin küçüldüğü ve dış kısmında katı bir kabuğun oluştuğu daha 17. yüzyılda Descartes (1664)... - [Haziran 2025'de YERBİS Uygulamasında Yapılan Güncellemeler](https://yerbilimleri.com/haziran-2025de-yerbis-uygulamasinda-yapilan-guncellemeler/): JMO ile Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü koordinesinde “Yer Bilimsel Etüt Bilgi Sistemi (YERBİS) Uygulamasında Yapılan Güncellemeler”e ilişkin 27 Haziran 2025 tarihinde çevrimiçi eğitim düzenlendi. Söz konusu eğitimi, tüm jeoloji ve jeofizik mühendislerinin katılımına açık yapıldı. YERBİS nedir? 1 Mayıs 2018 tarihinden beri, Yer Bilimsel Etüt Bilgi Sistemi (YERBİS) uygulaması, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü Yer Bilimsel Etüt Daire Başkanlığı’nın denetimindedir. YERBİS uygulaması, hazırlayan mühendislerce aktif olarak kullanılmaktadır. Rapor onay süreçlerine ilişkin tüm iş/işlemler, kâğıt ortamının yanı sıra eş zamanlı olarak “Yer Bilimsel Etüt Bilgi Sistemi (YERBİS)” uygulaması üzerinden de gerçekleştirilmektedir. Rapora... - [USGS: ABD Karasındaki Mevcut Petrol ve Doğalgaz Kaynaklarının 2025 Tahmin Raporu](https://yerbilimleri.com/usgs-abd-karasindaki-mevcut-petrol-ve-dogalgaz-kaynaklarinin-2025-tahmin-raporu/): Yerbilimine (jeolojiye) dayanarak değerlendirme yapan Amerikan Yerbilimsel İnceleme Kurumu (USGS), Amerika Birleşik Devletleri’nin deniz hariç karasını oluşturan federal arazilerinin altında keşfedilmemiş ve teknik olarak üretilebilir petrol ve doğalgaz kaynakları için 2025 yılı raporunu yayımlandı. Ortalama tahminlere göre; 29,4 milyar varil petrol, 391,6 trilyon fit küp doğalgaz ve 8,4 milyar varil doğalgaz sıvısı potansiyeli tahmin ediliyor. Ancak bu kaynaklar, mevcut tüketim oranına göre ABD’nin petrol ihtiyacını 4 yıl boyunca, doğalgaz ihtiyacını ise yaklaşık 12 yıl boyunca karşılamaya yetecek miktarda enerji sağlayabiliyor. Bu tahminler, USGS’nin keşfedilmemiş ve teknik olarak üretilebilir petrol ve doğalgaz kaynaklarını değerlendirdiği 69 yerbilimsel bölgeye ait 579 değerlendirme birimi... - [SAFOD: San Andreas Fayı'nın Dibindeki Gözlemevi](https://yerbilimleri.com/safod-san-andreas-fayinin-dibindeki-gozlemevi/): Depremlerden önce yerkabuğunda meydana gelen özel bir gerilimi ölçmenin, yersarsıntılarının önceden bilinebilmesi ve haber verilebilmesinde kullanılabileceği sanılıyor. ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Andreas fayı boyunca yer kabuğunu inceleyen sismologlar, bir kilometre aşağıda depremden önce sismik dalgaların hızının değiştiğini tespit etti. Nature dergisinde yayınlanacak araştırmanın (Niu, F., P. G. Silver, T. M. Daley, E. L. Majer, and X. Cheng, 2008. Active source monitoring of subsurface stress variations at SAFOD, Parkfield, Nature, submitted.) anlatıldığı makalenin yazarlarından Carnegie Enstitüsü uzmanı Paul Silver, bir depremden önce yer kabuğundaki gerilimde meydana gelen değişiklikleri tespit etmenin sismik araştırmaların merkezini oluşturduğunu, bunun araştırmalarını motive ettiğini kaydetti. Araştırmaya katılan Teksas’taki Rice Üniversitesinden Fenglin... - [Kuzey Anadolu Fayı’nın Keşfi…](https://yerbilimleri.com/kuzey-anadolu-fayinin-kesfi/): Hesapta Olmayan Önsöz!Bu yazı, 15 Aralık 1995 Cuma günü bitirildi ve TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi yetkililerine ulaştırıldı. Kuzey Anadolu Deprem Hattının büyük, doğrultulu atımlı bir fay olduğunu ve Anadolu’nun büyük bir kısmının, bu fay boyunca, Karadeniz sahil dağlarına nazaran batıya kaydığını keşfeden, Cumhuriyet tarihimizin yetiştirdiği kuşkusuz en büyük doğa bilimcilerimizden İhsan Ketin, 16 Aralık 1995 Cumartesi günü, sabaha karşı saat 02:00′de İstanbul’daki evinde vefat etti. Bu da, yazı içerisinde yer alan “KAF’ın İhsan Ketin tarafından keşfedildiği konusunda bilimsel literatürde herhangi bir belirsizlik olmadığı halde, bu keşfin ayrıntılı geçmişinin, doyurucu bir belgeleme ışığında henüz yazılmadığı da bir gerçektir. Bu kısa... - [NASA Sürekli Hareket Eden Okyanus Akıntılarını Modelledi](https://yerbilimleri.com/nasa-surekli-hareket-eden-okyanus-akintilarini-modelledi/): Denize bakınca dipsiz bir kuyu görenler için okyanus devasa bir sonsuzluğu ifade eder. Ufuk çizgisiyse bu duyguyu perçinler. Hiç bitmeyecekmiş, sonu gelmeyecekmiş gibi gelir insana, yüzmeden korksa bile.. Pekâlâ, okyanus veya denizlerdeki akıntılar nasıl oluşur? Eşitsizlik yüzünden, termodinamik.. Doğada eşitsizlik vardır ve her şey eşit olmaya çalışır; ana ilke budur. Akıntılar: sıcaklık farkı, seviye farkı veya yoğunluk farkı yüzünden oluşur. Bir de bunu açık bir sistem kabul edersek, bu sisteme rüzgâr ya da gel-git müdahalesi olur. Bu dış çabalarda sistemin istikrarını bozar. Sonuçta içten veya dıştan kaynaklı etmenler yüzünden sisteme dengesiz duruma gelir. Böylece sistemi bir dengeye getirmeye çalışan akıntılar oluşur.... - [Yerbilimlerinde Etik](https://yerbilimleri.com/yerbilimlerinde-etik/): Bir yerbilimcinin bir meslek bireyi ve öncesinde bir birey olarak uyması gereken asıl ilkeler nasıl özetlenebilir? Bu konuda vurgulanabilecek ilkeler demeti aşağıda sunulduğu gibi olabilir mi? 1- Bir yerbilimci olarak yeryüzünü, gezegenleri ve bunlara ilişkin süreçleri irdelemek, kavramak ve bunlara ilişkin bilgiyi meslektaşlarına ve kamuya iletmek; 2- Toplum için gerekli olan enerji, mineral ve su kaynaklarını, çevresel ve ekonomik sorumluluk içinde, bulmak, geliştirmek ve üretmek; bu kaynakların yağmalanmasını ve bilinçsizce harcanmasını önleme yönünde meslektaşlarını ve kamuyu bilgilendirmek ve motive etmek; 3- Yerbilimleri bilgisini çevre, mühendislik ve arazi kullanım planlaması alanlarında uygulamak; çevre tahribatı ile çevre kirliliğini üreten etmenler ve bunların... - [Uydu Enkazlarına Kesin Çözüm: Kessler Çöp Vergisi](https://yerbilimleri.com/uydu-enkazlarina-kesin-cozum-kessler-cop-vergisi/): Yerküre’nin etrafında aylak aylak gezen atıl durumdaki yapay uyduların oluşturduğu görüntü; uzay enkazı, uzay döküntüsü, uzay yıkıntısı, uzay hurdası, uzay atığı ya da uzay çöpü olarak tanımlanıyor. Artık uluslararası bir sorun olan bu kirliliğe pratik ve kesin bir çözüm aranıyor. Aslında bize kalsa çözüm kolay, su faturasına eklenen çevre temizlik vergisi gibi uzay çöp vergisi iyi mi iyi hasılat getirir. Türk işi ve basit bir yol, öyle değil mi.. Kesin çözümse, aynı Mamak Çöplüğü’ndeki çöpler gibi uzay enkazlarını kendi hâline bırakıp hurda uyduların birbirini patlamasını izlemek olur.. Konuya daha ciddi bakanlarsa şunları söylüyor; Biliminsanları, uzayda harcanmış roket artıklarını ve işlevini... - [Manyetik Bir Şölen: Aurora Borealis ya da Kuzey Işıkları](https://yerbilimleri.com/manyetik-bir-solen-aurora-borealis-ya-da-kuzey-isiklari/): Güneşin ânı ânına uymaz fakat tüm sıcaklığıyla doğduğu an ikiye ayılır. Önce birçok rengin karışımı yani alaca bir karanlık olur, bu an tan veya fecirdir. Daha sonra bir aydınlık belirir, bu an şafaktır. Peşi sıra meydana gelen bu iki olayın cereyan etmesi an meselesidir. İşte Aurora Borealis sözcüğünün, Aurora‘sı antik Roma döneminin şafak veya tan vakti tanrıçasının adından gelir. Boreas ise Yunanca veya Latince kuzey rüzgârı (yeli) anlamına gelir. Kuzey kutbunda meydana gelen Aurora Borealis’in güneyde de bir ikiz kardeşi vardır, Aurora Australis.. Tahmin edileceği gibi Australis aynı şeyin güneyde olduğunu belirtmek için kullanılmıştır. İster kuzeyde ister güneyde olsun, kutup ışıklarının nasıl oluştuğunu anlamak için... - [ESA: Dünyanın Bilinen En İyi Çözünürlükteki Karasal Arazi Örtü Haritası](https://yerbilimleri.com/esa-dunyanin-bilinen-en-iyi-cozunurlukteki-karasal-arazi-ortu-haritasi/): GlobCover adlı proje sonucu, artık dünyanın doğal örtüsünün öncekilere göre, 10 kat daha net bir fotoğrafı var. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ortaklaşa yürüttükleri çalışmanın, başlangıç sürümünü, 10 Mart 2008 tarihinde, Roma’da tanıttı. (ESA, 2008; Hanoğlu, 2008) Görüntüler, ESA’nın Envisat uydusunun MERİS (Medium Resolution Imaging Spectrometer) aracı tarafından, Mayıs 2005-Nisan 2006 tarihleri arasında çekilmiş. Çekilen her görüntü standart bir işlemden geçmiş. İşleme tekniğini Medias-France/Postel geliştirip, yürütmüş; Catholique de Louvain Üniversitesi ve Brockmann Danışmanlık da çalışmalara destek vermiş. Yeni harita üzerindeki bitki örtüsü, bitki örtüsünün yoğunluğu, verimliliği gibi verilere göre gruplanmış 22 farklı tip... - [Dehşet İçinde Bırakan Maden Kazası: Çöllolar Kömür Sahası, Şubat 2011](https://yerbilimleri.com/dehset-icinde-birakan-maden-kazasi-collolar-komur-sahasi-subat-2011/): Çöllolar linyit sahasında bir hafta içinde iki heyelan (toprak kayması) meydana geldi. İlk heyelan, açık ocağın güneybatısında yer alan kalıcı şevlerde gerçekleşti ve bir kişinin hayatını kaybetmesine ve üretim faaliyetlerinin geçici olarak durmasına yol açtı. Dört gün sonra ise aynı ocağın kuzeydoğusundaki geçici üretim şevlerinde, ilkinden daha büyük ikinci bir heyelan meydana geldi. Toplamda yaklaşık 50 milyon metreküp (Mm³) toprak hacmine sahip bu ikinci heyelan, aralarında jeoloji ve maden mühendislerinin de bulunduğu on kişinin ölümüne neden oldu. Toplamda 11 kişinin yaşamını yitirdiği bu ciddi boyuttaki iş kazasının ana nedenleri, iş güvenliği ve üretim. Şev stabilitesini (dengesini) bozan yeraltısuyunun susuzlaştırma veya... - [NASA ve METI: Dünya’nın Bilinen En Kapsamlı Topoğrafik Haritası](https://yerbilimleri.com/nasa-ve-meti-dunyanin-bilinen-en-kapsamli-topografik-haritasi/): Sürüm 1 1.3 milyon görüntüden oluşan veri, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ile Japonya Ticaret Bakanlığı’nın (METI) ortak çalışmasıyla toplandı. Fotoğraflar, Terra uydusuna yerleştirilen; Japonya’ya ait ASTER (İng. Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer) adlı özel veri işlemcisiyle çekildi. Küresel Ölçekte Sayısal Yükselti Haritası ile dünya yüzeyinin yüzde 99′u tarandı. Bu zamana kadar yapılabilen dünya yüzeyinin en kapsamlı haritası yayımlandı. Uzmanlar, verileri, internetten ücretsiz olarak halka sunuyor (bkz. asterweb.jpl.nasa.gov, gdem.aster.ersdac.or.jp). Dünyayı incelemeye adanmış Terra uydusu deniz yosunlarından volkan patlamalarına kadar çok değişik alanlara ışık tutuyor. ASTER ölçümlerinde bir yerin yüksekliği, her biri diğerinden 30 metre uzaklıkta noktalar baz... - [Matematik Doğayı Tanımlamada Yeterli Midir?](https://yerbilimleri.com/matematik-dogayi-tanimlamada-yeterli-midir/): Eski Yunan döneminden Ortaçağa kadar, yaklaşık 16 yüzyıl matematiğin fizikten üstün bir bilim dalı olduğu düşünüldü. Çünkü matematik daha sağlam temeller üzerine inşa edilmişti ve sadece kağıt-kalemle her şey halledilebiliyordu. Halbuki fizik, karışık deneyler yapıyor ve ölçüm hatalarını içeren kesin olmayan cevaplar ortaya koyuyordu. Deney yapmanın önemi anlaşılır anlaşılmaz, matematik ve fizik işbirliği yaparak, tek başına yapabileceklerinden daha fazlasını yapmaya başladı. Matematiğin yaşı 2500 yıl olmasına karşın, bu birliktelikle özellikle son elli yılda bütün dönemlerden daha çok şey yaratıldı. Galileo “matematik evrensel bir dil gibidir ve ancak bu dil evrenin yazılı olduğu harfleri okumayı sağlayabilir” demişti. Descartes’te aynı türden bir... - [Keşfedilen Okyanus Tabanının Yüzde 4,7′si Dağlık Yüzde 16,3′ü Tepelik](https://yerbilimleri.com/kesfedilen-okyanus-tabaninin-yuzde-47%e2%80%b2si-daglik-yuzde-163%e2%80%b2u-tepelik/): Yapılan yeni bir araştırma sonucu, deniz yüzeyinde daha önce düşünülenden fazla sayıda deniz dağları ve tepeleri olduğu belirlenmiş. Bu araştırmaya göre, okyanusların yaklaşık yüzde beşinde (%5) deniz dağları var. Bu dağlar da deniz tabanından 1000 metre yukarda yükseliyor. Okyanusların yaklaşık yüzde onaltısında (%16) da, daha küçük tepeler bulunuyor. Bilim insanları deniz dağlarının ve tepelerinin doğal yaşam için hayati önem taşıdığını ve onlar hakkında şu ana kadar çok az bilimsel çalışma yapıldığını söylüyor. Deniz dağlarının ortaya çıkardığı doğal yaşam, yüzölçümü açısından Rusya’ya ya da dünyanın tüm tropikal ormanlarına eşit. Tüm bu bulguları içeren araştırmanın ayrıntıları ise Deep-Sea Research Part 1: Oceanographic Research... - [Güneş Tutulması ile Depremlerin Meydana Geliş Zamanları Arasında Bir İlişki Var Mı?](https://yerbilimleri.com/gunes-tutulmasi-ile-depremlerin-meydana-gelis-zamanlari-arasinda-bir-iliski-var-mi/): Ay ve Güneş’in birlikte, iki haftada bir, yeniay ve dolunay evrelerinde, neden oldukları güçlü gel-gitlerin Yeryuvarı’ndaki bazı tür depremleri tetikleyebildikleri anlaşılmaktadır. Yeryuvarı, Ay ve Güneş’in bir doğru üzerine gelmeleri sonucunda oluşan güneş tutulmaları da yeniay evresinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle Güneş tutulmaları da, deprem tetikleme bakımından, olağan güçlü gel-gitlerin sahip oldukları özellikleri taşımaktadır. Ancak, güneş tutulmalarının, depremleri tetikleme bakımından, söz konusu olağan güçlü gel-gitlerinkine ek, farklı bir etkiye sahip olmaları için bir neden görülmemektedir. Bu sorunun ya da, bu anlama gelen benzer soruların güncelliklerini koruyor olmaları onlara verilecek yanıtın günlük yaşamımızdaki öneminden kaynaklanmaktadır. Bu sorular felsefi bir yanıtın değer kazanacağı bir... - [Jeotermal Sondajı, Maliyet Faktörleri ve Kontratları](https://yerbilimleri.com/jeotermal-sondaji-maliyet-faktorleri-ve-kontratlari/): Enerji amaçlı bir jeotermal projede ön araştırmalar (eskiler prospeksiyon da der) bitince sıra sondaj yeri vermeye gelir. Dolayısıyla sondaj planı ve maliyeti sıradaki hedeftir, problemdir. Bu çalışmaların nasıl yapıldığını öğrenmek bile başlı başına bir iştir ve okulda bunun eğitimini almazsınız. Kurgu çok önemlidir. Hele özel sektöredeyseniz; “mühendsilik” 1 dolarlık işi daha azına mal etmektir.. Aşağıda Sema Tekin tarafından hazırlanmış hap bilgiler var, jargon genelde İngilizce ve yapacak birşey yok. Bu işin kuralı bu.. Keşke bu yazıya daha önce ulaşsaydım ya da daha önce yayınlansaydı, benim içinde iyi olurdu. Lafı uzatmayalım, buyrun, ağzınızın tadıyla okuyun.. 1. Jeotermal Sondajındaki FarklılıklarJeotermal sondajı ile petrol ve... - [Maden Sektöründe Dev Şirket Evliliği: Glencore ve Xstrata Birleşti](https://yerbilimleri.com/maden-sektorunde-dev-sirket-evliligi-glencore-ve-xstrata-birlesti/): Xstrata’nın tersine Glencore kendisi madeni toprağın altından çıkarmıyor. Genelde gizliliğe önem veren bir İsviçre firması olan Glencore, metal, tahıl ürünleri ve petrol alıp satan ve madencilik şirketlerine yatırım yapan bir şirket. Xstrata ise Afrika, Güney Amerika ve Orta Asya’da büyük kömür, nikel ve bakır rezervlerine sahip. Şirketin 2011′deki gelirinin büyük bölümünü bakır alanındaki yatırımları oluştururken, kömür kârlılığının artışında önemli bir katkı sağladı. *** Madencilik devi Xstrata dünyanın en büyük emtia* şirketlerinden Glencore ile birleşme planlarınını açıkladı. Glencore, Xstrata’yı hisse değişimi yoluyla almak için anlaştı. İşlemin eşit bir birleşme olacağını açıklayan Glencore, her bir Xstrata hissesi karşılığına yeni yapıdan 2,8 hisse verecek. Bu seviye Xstrata... - [Ege Bölgesindeki Derin Sondaj Uygulamaları ve Alınan Dersler](https://yerbilimleri.com/ege-bolgesindeki-derin-sondaj-uygulamalari-ve-alinan-dersler/): Ege’deki derin sondajlarda önemli veriler elde edilmiştir. Sondaj derinlikleri 3000 metrelere, kuyu dibi sıcaklıkları 288 °C derecelere ulaşmıştır. Bu derinlik ve sıcaklıklarda daha önce karşılaşılmayan sorunlar meydana gelmiş ve sorunlar tam olarak çözümlenmediği için kuyuların üretim kalitesini etkilemiştir. Muhtemelen kuyuların ömrünü de etkileyecektir. GİRİŞSondajların düşük maliyetli ve kaliteli olmasınıetkileyen bir çok husus vardır, en önemlileri şöyledir;– Sondaj sıvısı– Casing design ve çimentolama– Sapma kontrolu– Kuyu bitirme testleri– Sondaj takibi SONDAJ SIVISIAçılan derin sondaj kuyularının üst kısımlarda uygulanan sondaj sıvı programları genelde başarılıdır. Rezervuar bölümde ise sorunlarla karşılaşılmıştır. Genellikle kaçaklı olan bu bölümde klasik yöntemlerle çalışılmıştır. Kısmi kaçaklı ve tam kaçaklı... - [Türkiye’nin Diri Fay Haritası](https://yerbilimleri.com/turkiyenin-diri-fay-haritasi/): Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü, mevcut Türkiye Diri Fay Haritası‘nı güncelledi, yeniledi.. En dikkat çekici husus şu; fay sınıflaması. Faylar 4 sınıf altında; deprem yüzey kırığı, Holosen fayı, Kuvaterner fayı ile olası Kuvaterner fayı veya çizgisellik olarak tanımlanmış. Sanırım, fayların bu kadar alt dalda tanımlanmasının nedeni, aktif tektonik ya da neotektonik. Bana kalsa deprem yüzey kırığı yerine de Antroposen fayı derdim.. Bir anomali, deprem yüzey kırığı görülmeyen Van Depremi sınıfta kalmış durumda.. Yenileme çalışmaları 2004 ile 2011 yılları arasında gerçekleşmiş. Yeni haritalar; 1/25.000, 1/250.000 ve 1/1.250.000 ölçeğinde hazırlanmış. Faylarla ilgili uzunluk, nitelik, geometri ve segment* (parça) yapısı, aktivitesine ilişkin bulgular, oluşum yaşı ve uzun-kısa dönem kayma hızları... - [Deprem Fırtınaları](https://yerbilimleri.com/deprem-firtinalari/): Genel AçıklamaÖncü ve artçı depremler, kendilerinden belirgin olarak daha büyük olan bir ana deprem ile zaman ve yer bakımından sıkı bir ilişkiye sahiptir. Oysa bir ana deprem ile sıkı ilişki göstermeyen, yerel, ancak yoğun deprem etkinlikleri de gözlenmektedir. Bu niteliklerdeki etkinliklere “deprem fırtınası” (earthquakeswarm) terimi yakıştırılmaktadır. Bir deprem fırtınası, genellikle birkaç gün ile, birkaç hafta arasındaki bir sürede çok sayıda depremden meydana gelmektedir. Bu yerel, kısa bir zaman aralığını kapsayan süreç içinde, herhangi bir deprem, büyüklük bakımından, diğerlerine göre belirgin olarak ön plana çıkmamaktadır. Ancak, genel olarak, bu gelip-geçici, yoğun, yerel deprem etkinliği sürecinin orta kesimlerinde, göreceli olarak daha büyük depremler yer almakta, sürecin... - [Tetiklenmiş Depremler (Genel Bilgilendirme)](https://yerbilimleri.com/tetiklenmis-depremler-genel-bilgilendirme/): Genel AçıklamaDepremlerin çok büyük bir çoğunluğunun, fayların çevresinde, uzun bir sürede birikmiş olan elastik yamulmanın (elastic deformation, elastic strain) bir bölümünün, ani olarak rahatlamasının ürünü olduğu bilinmektedir. Bu rahatlama sırasında, deprem öncesinde söz konusu yamulmanın yamulan kütleye uygulamakta olduğu durağan gerilim (static stress) alanı önemli ölçüde değişmektedir. Bu değişim bazı bölgelerde gerilimin azalması, bazı bölgelerde ise gerilimin artması şeklinde olmaktadır. Bu azalma ve artmanın yerel dağılımı ve büyüklüğü, depremin meydana gelmesine yol açmış olan fay düzleminin geometrisi, ve deprem sırasında fay boyunca meydana gelmiş olan yerdeğiştirmenin yönü ve miktarı ile bağlantılı olarak, ana çizgileri ile, hesaplanabilmektedir (King vd., 1994). Deprem... - [Depremin Büyüklüğü: ML, mb, Ms, MD ve Mw](https://yerbilimleri.com/depremin-buyuklugu-ml-mb-ms-md-ve-mw/): Bir depremin boyutu nedir ve nasıl ölçülür sorularına yanıt bulabilmek için sismologlar (deprembilimciler) değişik yöntemler geliştirmişlerdir. Depremin şiddeti ve yaptığı zararlar depremin merkezinden uzaklaştıkça azalmakla beraber büyüklüğünde (magnitünde) bir değişme söz konusu değildir. Bir depremin şiddeti depremin çevreye verdiği zarara göre belirlenmektedir. Depremin yaptığı zarar binaların yapılış şekli, depremin merkez üstünden dış merkezinden uzaklık, binaların üstüne oturduğu yerin zemin yapısına ve sismik dalgaların yayınım yolundaki jeolojik (yerbilimsel) yapıya bağlıdır. Bir binanın sağlam kaya veya zayıf zemin üzerinde olması ortaya çıkacak zararda önemli bir rol oynar. Sağlam kaya zayıf zemine göre daha az sallanacağı için sağlam kaya üzerindeki binada meydana gelecek zarar daha azdır. Büyüklük aletsel... - [20 Soruda Türkiye’de Petrol](https://yerbilimleri.com/20-soruda-turkiyede-petrol/): 1. Açılan her kuyudan petrol çıkar mı? Açılan her kuyuda petrol çıkar diye bir şey söz konusu değildir. Kuyular çok değişik amaçlar için açılabilir. Bazen sadece çalışılan bölgeyi jeolojik olarak daha iyi anlayabilmek için kuyu kazılır. Bu tip kuyular parametre kuyusu olarak isimlendirilir. Bir kuyuda petrol keşfi yapıldıktan sonra, petrolün yayılımını görmek için tespit kuyuları açılabilir. Bu kuyular muhtemel üretim sahasının kenarına yakın yerlerde açıldığı için, petrol yerine su alma ihtimali de oldukça yüksek olur. Hatta üretim sahasının içinde bile normal şartlarda görünmeyen küçük bir fay veya içinde petrol barındıran jeolojik birimin ani son bulmaları petrol yerine su alınmasına sebep olabilir. Petrol sisteminin bulunduğu [kaynak kaya, rezervuar (hazne) kaya ve... - [İsviçre’deki Jeotermal Sondaj Deprem Nedeniyle Durduruldu](https://yerbilimleri.com/isvicredeki-jeotermal-sondaj-deprem-nedeniyle-durduruldu/): İsviçre’nin St. Gallen şehri yakınlarında, jeotermal kaynaklar için yapılan sondaj çalışması depreme neden oldu. 140 santigrat derece sıcaklıktaki termal akışkana ulaşmak için yerin 4.000-4.500 metre derinliğinde yapılan sondaj sonrası bölge, 3,6 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Bazı binalarda ufak hasarlar oluştuğu bildirildi. Bu yüzden, İsviçre’nin yenilenebilir enerji atağı, meydana gelen deprem nedeniyle duraksamaya girdi. Deprem sonrası daha fazla araştırma yapılması için jeotermal sondaj projesi geçici bir süre durduruldu. Sismologların çalışmaları sonucu, St. Gallen bölgesinde jeotermal sondaj yapılırken meydana gelen deprem sonrası artçı sarsıntıların 581 olduğu saptandı. Stefan Wiemer (İsviçre Sismoloji Servisi): “Düzenli sismik şokların aslında en küçükleri olduğunu kavradık. Buradaki ana problem hasar verici depremlerden uzak kalabilmek. Maalesef bu konuda... - [Modern Zemin Mekaniği’nin Kuruluşu: Karl von Terzaghi ve Türkiye](https://yerbilimleri.com/modern-zemin-mekaniginin-kurulusu-karl-von-terzaghi-ve-turkiye/): “Modern Zemin Mekaniği”nin kurucusu Karl Terzaghi (1883-1963)’dir. Terzaghi’nin ataları bugün İtalya topraklarında bulunan Lombardiya, Ladi’de uzun bir askeri geçmişe sahiptirler. Karl Terzaghi’de 2 Ekim 1883′te Prag’da Albay Anton ve Amalia Terzaghi’nin çocukları olarak dünyaya gelir. Babasının 1890 yılında erken ölümü üzerine Karl Terzaghi’nin vasiliğini annesinin babası Karl Eberle üstlenir. Dedesi Karl Eberle 1846 yılında Viyana Teknik Üniversitesi’nden mezun olmuş deneyimli ve çok enerjik bir mühendistir. Makine Mühendisi olan dedesi uluslararası bir konsorsiyumun genel müdürü olarak Romanya’da tütün fabrikasyonu organize etmiştir. Dedesinin sağlam karakterinin, güçlü ve sade kişiliğinin Terzaghi’nin ergenlik çağına kadarki gelişiminde etkisi büyük olmuştur. Aile geleneğini sürdürmek üzere Karl... - [Radyoaktif Sıçramalar](https://yerbilimleri.com/radyoaktif-sicramalar/): Günümüz dünyasının, birçok gereksinimi var. Bunlardan en önemlisi ise enerji gereksinimidir. Sıkıntının ne kadar büyük olduğunu, etrafımıza bakarak, daha açık söylemek gerekirse Ortadoğu’ya (belki de lanetli topraklara) bakarak rahatça görebiliriz. Enerji üretebilmek için birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunların başında fosil yakıtlardan üretilen enerji gelmektedir. Milyonlarca ya da milyarlarca yıl önce çürümüş canlı kalıntılarından (bitkiler ve hayvanlar) oluşan kömür, petrol (kaya yağı), doğalgaz gibi maddeler fosil yakıtları oluşturur. Ama mevcut rezervlerin (/birikintilerin, yığınların) azalması sonucu her geçen gün enerji üretmek için gerekli olan hammadde fiyatları artmaktadır. Bu yüzden insanoğlu gerekli enerji gereksinimini sağlamak için yeni yöntemler aramaktadır. Bu yöntemler yel, güneş, dalga,... - [USGS: Venezüella’nın Mevcut Petrol Rezervi 513 Milyar Varil](https://yerbilimleri.com/usgs-venezuellanin-mevcut-petrol-rezervi-513-milyar-varil/): Venezüella, Ortadoğu dışında en büyük petrol rezervlerine sahip ülke. Amerikan Yerbilimsel Araştırmalar Kurumu (İng. USGS) tarafından hazırlanan bir çalışmada, Venezüella’nın Orinoco Petrol Kuşağı’ndaki mevcut rezervin düşünülenin iki katı olduğu ileri sürülüyor. USGS’nin yeni tahminine göre, bu bölge ortalama 513 milyar varil ham petrol rezervine sahip olabilir. Suudi Arabistan’da 260 milyar varil potansiyel petrol rezervi olduğu tahmin ediliyor. Eğer Venezüella için tahmin edilen 380 ile 652 milyar varil rezervin gerçekçi olduğu kanıtlanabilirse, bu Venezüella’nın Suudi Arabistan’ın iki katı rezerve sahip olduğu anlamına gelecek ve petrol rezervi açısından dünya sıralamasını değiştirecek. Venezüellalı petrol uzmanı ve ülkenin devlet petrol şirketinin eski yönetim kurulu üyelerinden... - [Fukuşima Kazasından Sonra Nükleer Enerji Politikası](https://yerbilimleri.com/fukusima-kazasindan-sonra-nukleer-enerji-politikasi/): Çernobil’den sonra yaşanan en büyük nükleer felaket olarak sayılan Fukuşima, Avrupa’nın enerji politikalarında bir dönüm noktası oldu. Avrupa Birliği (AB), nükleer enerjiden vazgeçilmesi konusunda ikiye bölündü. Zira Avrupalı politikacılar, ‘yüksek teknolojiye sahip Japonya gibi bir ülke bile bu risklerin önüne geçemiyorsa, biz de zorlanırız’ diye düşünmeye başladı. Almanya büyük bir adım atıp 2022 yılına kadar nükleer enerji santrallerini aşamalı olarak kapatma kararı aldı. Buna karşın Paris Yönetimi ise nükleer enerjiye sadık kalacağını açıkladı. Fransa Enerji Bakanı Eric Besson’ın, Fukuşima felaketinin patlak vermesinin ardından yaptığı açıklama, ülkenin enerji politikalarında hâlâ geçerliliğini koruyor. Besson “Bizler nükleer enerjide ilerlemede ilk sıradayız. Şeffaflıkta da... - [Cehenneme Açılan Kapı](https://yerbilimleri.com/cehenneme-acilan-kapi/): Türkmenlerin “Cehenneme Açılan Kapı” adını verdiği, 35 yıldır için için yanan doğalgaz rezervi (/birikintisi, yığını), sondaj yapan yerbilimciler tarafından bulundu. (bkz. Şekil 1, 2) Bu rezerv, kamp alanındaki sondaj malzemelerinin yerin dibine gitmesi sonucu bulundu. Yeraltındaysa, büyük bir mağaranın olduğunu düşünülüyor. Ne kadar doğalgazın yandığıysa bilinmiyor. Dünyada çapında da benzer olaylar yaşanmış. Çin, Hindistan, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Endonezya, Venezüella, Avustralya, Güney Afrika, Almanya, Romanya ve Çek Cumhuriyeti’nde büyük ya da küçük çapta yeraltında kömür yangınları meydana gelmiş. İçten içe yanan kömür madenlerindeki yangınlar, kömür damarlarında ya da kömür yataklarında yüzeyden veya etraftan emilen oksijenle (oksidasyon) başlıyor. Tepkime sonucu kömürün... - [Hidrolik Çatlatma Depremi Tetikler Mi?](https://yerbilimleri.com/hidrolik-catlatma-depremi-tetikler-mi/): Tahliye kuyularının yanı başındaki depremler sismik sükûneti bozuyor mu? Ohayo’ya İskoçya-İrlanda uyruklu göçmenlerin 18′inci yüzyılda yerleşmesinden beri bu şehir ve çevresinde herhangi bir sismik hareketlilik yaşanmadı. Ancak bu huzur ortamı geçen yıl 17 Mart’ta yaşanan düşük şiddetli iki depremle sona erdi. O günden bu yana çoğunluğu zarara yol açmayacak kadar zayıf olan 9 deprem daha meydana geldi. 31 Aralık’ta meydana gelen son deprem 4,0 büyüklüğündeydi ve ufak çaplı zarara neden olacak kadar şiddetliydi. Sismik açıdan faal olmayan bir bölgede 9 ayda görülen 11 depremi olağan karşılamak mümkün değil. Ancak sismologlar (deprembilimciler) bir başka sürprizle daha karşılaştı: Depremlerin önemli bir kısmının merkezi,... - [Güney Afrika Topraklarında Doğalgaz Avı](https://yerbilimleri.com/guney-afrika-topraklarinda-dogalgaz-avi/): Yohannesburg ile Cape Kenti arasında bulunan, yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki Karoo bölgesinin büyük kısmını kaplayan bu çorak arazi (adı yerel dilde “susamış toprak” anlamına geliyor) çok az yağmur alıyor. Buna rağmen Shell ve diğer büyük enerji şirketleri bölgede, kuyu başına 3,7 milyon litre veya daha çok su isteyebilen yeni bir sondaj teknolojisi yardımıyla, binlerce doğalgaz kuyusu açmayı umuyor. Şirketler zehirli atık suların tümünü bertaraf etmenin bir yolunu da bulmak zorunda kalacak zira en yakın çöp sahası veya sanayi atığı tesisi yüzlerce kilometre uzakta. Güney Afrika yerin çok altındaki şist kayaçlarına hapsolmuş, daha önceleri erişilemeyen doğalgaz rezervlerini kullanıma açmak isteyen ve... - [Kuzey Kutbundaki Petrol ve Doğalgaz Rezervi Kimin Olacak?](https://yerbilimleri.com/kuzey-kutbundaki-petrol-ve-dogalgaz-rezervi-kimin-olacak/): Arktik* Bölge’de çeşitli petrol, doğalgaz ve altın yatakları olduğunun ortaya çıkmasıyla, bölge üzerinde hak iddia eden ülkeler arasında çekişmeler yaşanacağa benziyor. *TDK, arktik (sıfat, coğrafya, Fra. arctique) için, Kuzey Kutbu’yla ilgili, Kuzey Kutbu yakınında olan tanımını kullanıyor. İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nin yaptığı harita çalışması, Arktik Bölge üzerinde bir ülkeye ait olan, ülkelerin hak iddia ettiği ya da hak iddia edebileceği bölgeleri gösteriyor. 2007 yılının Ağustos ayında Rusya’nın Kuzey Kutbu’na gönderdiği bir araştırma denizaltısı, diğer ülkeler tarafından hoş karşılanmamıştı. Ülkeler, şu an geçerli olan denizlerle ilgili anlaşmalar çapında, bölgeler üzerinde hak iddia etmek için çalışmalar yapıyor. Ülkelerin kendi kıta sahanlıkları üzerinde ortaya... - [Devasa Barajların Getirisi ve Götürüsü](https://yerbilimleri.com/devasa-barajlarin-getirisi-ve-goturusu/): Barajlar; su taşkınlarını önlüyor, kuraklığa çare oluyor, çevreye dost bir enerji üretimi sağlıyor. Aynı zamanda birçok ülkede kalkınmanın bir anahtarı olarak görülüyor. Merkezi Paris’te bulunan Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu’nun (ICOLD) verdiği rakamlara göre, bugün tüm dünyada ortalama 45.000 büyük baraj projesi bulunuyor. Enerji üretimi ve tarım alanlarının sulanması açısından önemli bir alternatif olan hidroelektrik santralleri her zaman iyi sonuç vermiyor. Uzmanlar, dev hidroelektrik santralleri yerine küçük barajlar kurulmasından yana. Baraj inşaatında öncü ülke Çin. Dünyadaki baraj projelerinin yarısı bu ülkede. Artan enerji ihtiyacını karşılamak ve tarım için su rezervleri oluşturmak için inşa edilen Üç Boğaz Barajı ise bunların en büyüğü. Barajın... - [Trans-Sahra Gaz Boru Hattı](https://yerbilimleri.com/trans-sahra-gaz-boru-hatti/): Nijerya’da, 180 trilyon metreküp doğalgaz rezervinin (dünyada 7. sıra) olduğu belirtiliyor. Bu yüzden Nijerya, Nijer ve Cezayir, Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacını karşılamak için dünyanın en uzun doğalgaz boru hatlarından birini inşa etmek üzere anlaşmaya vardı. Sahra çölünü aşacak olan 4.550 kilometre uzunluğundaki boru hattının, her yıl Afrika’nın batısından Avrupa’ya 30 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak. Boru hattının geçtiği ülkelerdeki dağılımı şu şekilde: 2500 km Cezayir toprakları üzerinden, 750 km Nijer toprakları üzerinden ve 1300 km Nijerya toprakları üzerinden geçecektir. Tamamlandığında dünyanın en büyük mühendislik harikalarından biri olacak olan Trans-Sahra Gaz Boru Hattı (TSGBH), mevcut birçok hattı gölgede bırakacak kadar uzun (BBCTürkçe, 2009;... - [Güney Afrika’da 507 Karatlık Elmas Çıkarıldı](https://yerbilimleri.com/guney-afrikada-507-karatlik-elmas-cikarildi/): Güney Afrika Cumhiriyeti’ndeki Cullinan madeninde 507,55 karatlık bir elmas bulunmuş. Olağandışı denilebilecek kadar pürüzsüz olduğu belirtilen elmas yaklaşık olarak tavuk yumurtası büyüklüğündeymiş. Ağırlığı 100 gramı geçen elmasın, dünyadaki en kıymetli 20 taşın arasında yer alabileceği belirtiliyor. İncelenme aşamasında olan elmasa, henüz paha biçilemiyor. 24 Eylül 2009′da bulunan elmasın, diğer beyaz elmaslara göre benzeri olmayan bir renk ve parlaklığa sahip olduğu belirtiliyor. Aynı madende 1905 yılında 3.106 karat değerinde dünyanın en büyük işlenmemiş elması bulunmuş. Petra Elmaslar şirketinden yapılan açıklada, 507 karatlık elmas dışında üç elmas daha çıkarılmış. Dört beyaz elmasında aynı renge, parlaklığa, saflığa ve berraklığa sahip olduğu belirtiliyor. Diğer... - [Jüpiter’in Uydusu İo’nun Jeoloji Haritası Üretildi](https://yerbilimleri.com/jupiterin-uydusu-ionun-jeoloji-haritasi-uretildi/): Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor ve yapısı itibariyle gaz devi sınıfına giriyor. Jüpiter’in 63 doğal uydusundan dördü olan; İo, Europa, Ganymede ve Callisto’yu, ilk kez gökbilimci Galileo Galilei 1610 yılında kendi yaptığı basit teleskopla keşfetmişti. 1970′lere kadar bilinen uydu sayısı 13 iken Jüpiter’e gönderilen Voyager uzay araçları ve 2000 yılından bu yana yeryüzünden yapılan araştırmalarla bu sayı 63’e çıktı. Gökbilimcilere göre İo’daki sürekli yanardağ faaliyetinin kaynağı Jüpiter’in ve en büyük iki ayından Europa ve Ganymede’in çekimi. Gezegenle iki ayın çekimi İo’nun küçülüp büyümesine bu da çekirdeğinde ısının olağanüstü boyutlarda yükselmesine sebep oluyor. Ay’dan... - [Ay’da Güncel Jeolojik Etkinlikler Sonucu Horst ve Graben Oluşuyor](https://yerbilimleri.com/ayda-guncel-jeolojik-etkinlikler-sonucu-horst-ve-graben-olusuyor/): Yıllar geçse de Ay aynı görünümünü koruyor mu?.. Her ne kadar milyonlarca yıldır kraterler ve yüzeyindeki diğer oluşumlar olduğu gibi duruyor gözükse de, Ay her zaman bu şekilde değildi. Yüz milyonlarca yıl Ay’a çarpan göktaşları (meteorlar) da Ay’ın yüzündeki kraterleri oluşturmuş. Tamamıyla soğumuş olan Ay, Dünya’ya her zaman ayni yüzünü gösteriyor. Ay’ın başlangıçta nasıl oluştuğu ve deniz sanılan bölgenin neden sadece Dünya’ya bakan yüzünde olduğu halen araştırma konusu. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Ay yörüngesindeki insansız aracı Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) aracılığıyla çektiği fotoğraflarda satıhta (yüzeyde) çatlaklar görüldüğünü açıkladı. Bu veri doğrultusunda, araştırmacılara göre Ay’ın yüzünde belirlenen çatlaklar jeolojik (yerbilimsel) sürecin... - [BAS: Antarktika Buzullarının Altındaki Topoğrafya Ortaya Çıkarıldı](https://yerbilimleri.com/bas-antarktika-buzullarinin-altindaki-topografya-ortaya-cikarildi/): Antarktika kıtasının buzullar olmadan nasıl görüneceğine dair kapsamlı çalışmanın sonuçları açıklandı. Britanya Antarktika Araştırmaları Kurumu tarafından yapılan çalışmada kıtanın kaya tabanını 3 boyutlu olarak gösteren bir model ortaya çıkarıldı. Antarktika üzerinde 27 milyon noktadan toplanan verilere dayanılarak oluşturulan modelin adı Bedmap2. Araştırma ekibinden Hamish Pritchard ortaya çıkan model sayesinde dünyanın diğer coğrafi bölgelerinde görülen dağ, vadi, ova gibi coğrafi yapıların buzlar altındaki Antarktika’da da var olduklarının bir kez daha anlaşıldığını belirtti. Uzun yıllardır uçaklar, uydular, gemiler ve kıta üzerinde inceleme yapan biliminsanlarının topladıkları veriler üzerinden oluşturulan modele göre Antarktika’nın kaya yapısını yalnızca % 1′inin deniz seviyesinin üzerinde bulunuyor. Modelde kırmızı ve... - [Antarktika'daki Sondaj Vostok Gölü’ne Vardı](https://yerbilimleri.com/antarktikadaki-sondaj-vostok-golune-vardi/): Rus biliminsanları Güney Kutbu’nda (Antarktika kıtasında) buz tabakasını 4 kilometre delerek altta gömülü bir göle ulaştıklarını açıkladılar. Saint Petersburg merkezli araştırma enstitüsünden mühendisler, ilk kez bu tip bir tatlı su gölüne sondaj yapmayı başaran ekip olarak tarihe geçti. 1990 yıllarında başlayan sondaj çalışmalarında, kıtada, şimdiye kadar 300’e yakın yeraltı gölü bulundu. Üstündeki Rus araştırma üssüne atfen Vostok adı takılan gölün varlığı ilk kez 1970’li yıllarda keşfedilmişti. Buzulaltı göl, 50 kilometre genişliğinde ve 250 kilometre uzunluğunda ve 10.000 kilometrekare genişliğindeki göl Marmara Denizi’nden biraz küçük. Rus araştırma ekibinin başkanı Valeri Lukin, Vostok gölü ile ilk temasın 6 Şubat 2012 Pazartesi günü gerçekleştiğini ve... - [Geleceğin Teorik Süper Kıtası: Amasia](https://yerbilimleri.com/gelecegin-teorik-super-kitasi-amasia/): İlk önce Arktik Okyanusu ve Karayipler yok olacak. Ardından Kuzey Kutbu’nda çarpışacak olan Asya ile Avrupa (Avrasya) ve Amerika, yeni bir süper kıtayı meydana getirecek.. Özetle, Avrasya’ya kardeş geliyor, Amasia (Amerika+Asya).. Unutmadan, yeni süper kıta modelinde sadece Antarktika ayrı kalıyor. Yale Üniversitesi’ndeki yerbilimciler (jeologlar), Amerika ve Avrasya kıtalarının 50 ila 200 milyon yıllık bir süre içinde birleşeceğini açıkladı. Birbirine çarpacak diğer iki kıtanın ise Afrika ve Avustralya olacağı tahminini yapan yerbilimciler, bu kıtaların, dünyanın yeni halinin iki önemli kara parçasını oluşturacağını belirtti. Tektonik hareketin devamlı olduğu dünyada, kıtalar çok düşük bir hızla da olsa sürekli hareket halinde. Bu kıtaların, 300 milyon yıl... - [Uçak Yakıtları’nın Atmosfere Etkisi](https://yerbilimleri.com/ucak-yakitlarinin-atmosfere-etkisi/): Hava taşımacılığı atmosferde (gazyuvarında, havakürede) derin izler açıyor. Karbondioksitin yanı sıra su buharı ve nitrik asit de bırakan uçaklar, insanların yol açtığı karbondioksit salınımı nedeniyle küresel ısınmaya tuz biber ekiyor. Uçakların neden olduğu gazların iki temel bileşeni bulunuyor. Karbondioksit ve su buharı. Buna bir de ozon oluşumu ya da ayrışımı için nitrik asit ekleniyor. Karbondioksit gibi su baharı ve ozon da kızılötesi gazlar grubuna dahil olup, uçağın yaydığı ısıyı toplayarak yeniden yayma özelliğine sahip. Ulrich Schumann (Alman Havacılık ve Uzay Merkezi Fizik Enstitüsü), bu nedenlerden dolayı hava ulaşımının, atmosferin ısınması üzerinde etkileri olduğunu belirtti. Schumann, hava ulaşımının küresel ısınmada, insanların sorumlu olduğu... - [Kuzey Kutbundaki Buzullar Eridikçe Metan Salınımı Artıyor](https://yerbilimleri.com/kuzey-kutbundaki-buzullar-eridikce-metan-salinimi-artiyor/): Biliminsanları Kuzey Kutbu’nda binlerce yıl biriken metan gazının (CH4) fokurdayarak atmosfere karıştığı pek çok yer keşfetti. Buzların altında hapis kalan metan, bunların erimeye başlamasıyla ortaya çıkmaya başladı. Nature Geoscience Dergisi’nde makaleleri yayınlanan (öz aşağıda) araştırmacılar, çok eski zamanlardan kalma bu gazın atmosfere karışmasının iklim değişimine etkisinin büyük olabileceğini belirtiyor. Geologic methane seeps along boundaries of Arctic permafrost thaw and melting glaciersMethane, a potent greenhouse gas, accumulates in subsurface hydrocarbon reservoirs, such as coal beds and natural gas deposits. In the Arctic, permafrost and glaciers form a ‘cryosphere cap’ that traps gas leaking from these reservoirs, restricting flow to the atmosphere. With a carbon store... - [Kripton-81 ile Nübiya Kumtaşı Akiferi’nin Keşfi](https://yerbilimleri.com/kripton-81-ile-nubiya-kumtasi-akiferinin-kesfi/): Dünyanın en eski akiferlerinden biri olan Nübiya* Kumtaşı Suvereni** (NKS), Kuzey Afrika’da 2 milyon kilometrekarelik bir alana yayılıyor. Söz konusu alanın neredeyse tümünü kaplayan yeraltısuyu, kayaların ve kumun arasından son derece yavaş bir şekilde Akdeniz’e doğru ilerliyor; neden hidrolik gradyan, darcy.. Mısır ve Libya’daki efsanevi vahaların kaynağı NKS’nin nasıl bir döngüye sahip olduğu yani akiferin nasıl boşaldığı ve yüzey suyunun nasıl çabucak akan suyun yerini aldığını anlamak şimdiye kadar çok zordu. Gizemi çözmek için Illinois’deki Argonne Ulusal Laboratuarı‘ndaki fizikçiler, yeryüzündeki en nadir partiküllerinden birini takip ediyor. Genellikle havada serbestçe dolaşır halde bulunan radyoaktif bir izotop, Kripton-81. Elde ettikleri ilk başarı, Kripton-81 adı verilen... - [Afrika’nın Akifer Haritası](https://yerbilimleri.com/afrikanin-akifer-haritasi/): Nedir, bu akifer (suveren).. Her jeolojik (yerbilimsel) birim bünyesinde su içermez veya barındırdığı suyu vermez ya da zorluk çıkarır. İşte bu sınıfta: akifüj (susavan), akiklüd (suvermez) ve akitard vardır. Akiferse candır, birkaç türü vardır. Ama hepsi su içerir, taşır ve bu mevcut suyun neredeyse tamamını verir. Neredeyseden kasıt şu; santrifüj, kılcal saçak (kaliper), adhezyon, kohezyon vs. hariç, ama fizik dâhil. *** Afrika’da 300 milyondan fazla insan düzenli olarak temiz içme suyuna ulaşamıyor. Suya ihtiyacın önümüzdeki yıllarda nüfus artışı ile birlikte daha da artması bekleniyor. Biliminsanları aşırı derecede kurak Afrika kıtasında aslında çok büyük bir yeraltısuyu havzası bulunduğunu söylüyor. Araştırmacılara göre... - [Kanada’da "Asbest" Adlı Bir Kasaba Var](https://yerbilimleri.com/kanadada-asbest-adli-bir-kasaba-var/): Asbest (amyant), bir zamanlar mucize maden olarak görülürdü. Sıcağa ve ateşe dayanıklı olduğu için giyim eşyasında ve yapı malzemelerinde kullanılırdı. Ama tabii bütün bunlar asbestin insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin ortaya çıkmasından önceydi. Asbestin kanser ve akciğer hastalığına yol açtığının anlaşılması üzerine, dünyanın birçok yerinde kullanımı yasaklandı. “Eskiden Asbestos kasabasına yılın 12 ayı kar yağardı” diyorlar. Yöre halkı, hala çocukların yakındaki asbest işletmelerinden dağılan ince beyaz toz altında oynadığını hatırlıyor. “Asbest karı”, çoktan kaybolmuş. İşletme, 1960′larda toz kontrol önlemlerini yürürlüğe sokmuş. Ancak asbest endüstrisi, Endonezya ve Pakistan gibi ülkelere ihracat yapıldığı için eleştiri altında. Burada, Asbestos kasabasında, Endonezya ve... - [Kanada’da 1,5 Milyar Yaşında Su Bulundu](https://yerbilimleri.com/kanadada-15-milyar-yasinda-su-bulundu/): Kanada’daki bir kurşun-çinko madeninde tarih öncesi dönemden kalma su bulundu. Suyun 1,5 milyar yıllık olduğu belirtiliyor. Sülfür cevherlerinde bulunan suyun daha önce yüzeyde olduğu ve zamanla kayaların arasından sızıp yeraltında biriktiği düşünülüyor. Laboratuvar incelemeleri devam eden suyun şimdiye kadar bulunan en yaşlı su olduğu belirtiliyor. Ayrıca suyun içinde mikroorganizma bulunup bulunmadığını belirlemek için test yapılıyor. Nature (Doğa) dergisinde yayımlanan makaleye göre, Ontario eyaleti kenti yakınlarındaki Timmins bölgesindeki madende çalışma yapan biliminsanları, yerin 2,4 kilometre derinliğinde bulunan suyun hâlâ hidrojen ve metan gibi gazlar açısından zengin olduğunu keşfetti. Daha önce Güney Afrika’da milyonlarca yıl öncesine ait su bulunmuş. Güney Afrika’daki su da bazı mikroplara rastlanmış. Güney Afrika’daki... - [Karbon Salınımını Hızla Azaltmak İçin Sanal Küresel Karbon Vergisi Şart](https://yerbilimleri.com/karbon-salinimini-hizla-azaltmak-icin-sanal-kuresel-karbon-vergisi-sart/): Net sıfır 1,5°C hedefine ulaşmak artık bir tür jeolojik doğrudan hava yakalama (DAC) gerektiriyor. ABD’nin iklim eylemleri kuşatma altındayken, kamu kurumları, şirketler ve mühendisler karbonsuzlaşma (net sıfır karbon veya nötr-karbon) yolunda nasıl ilerlemeye devam edebilir? Aşırı hava olayları ve aşırı sıcaklıkların mevcut ve gelecekteki ekonomik etkilerini yansıtan, sanal bir “kayıp ve zarar” temelli karbon fiyatı öneriyoruz. Her projede hem görünen hem de gizli emisyonların etkilerini hesaba katarak mühendisler ve diğer aktörler tasarımlarında etkili tercihler yapabilir. İklim değişikliğiyle mücadele artık bir altyapı sorunudur. Ekonomileri rayında tutmak, dünyayı yaşanabilir bir yer kılmak için, önümüzdeki 30 yıl içinde enerji üretimimizi fosil yakıtlardan yenilenebilir... - [Ozon Tabakasında Eşi Benzeri Görülmemiş Delik Açıldı](https://yerbilimleri.com/ozon-tabakasinda-esi-benzeri-gorulmemis-delik-acildi/): Kuzey Kutbu’nda ozon tabakasındaki kayıp rekor düzeye ulaştı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), bu kış ozon tabakasının yüzde 40′ının yok olduğunu bildirdi. Daha önce bu oran kış döneminde en fazla yüzde 30 olmuştu. DMÖ’ye göre, ozon tabakasının zarar görmesinin nedeni, endüstriyel kimyasal maddeler. Bu maddeler, atmosferin üst katmanlarında alışılmışın ötesi soğuk havalarda daha da tahrip edici oluyor. Ozon tabakası, Güneş’ten gelen ve deri kanserine de yol açan tehlikeli mor ötesi ışınları engelleyip bir nevi kalkan görevi görüyor. İskandinav ülkelerinde yetkililere, olası sağlık sorunlarına karşı gelişmeleri dikkatli şekilde izlemeleri çağrısı yapılıyor. Ozon tabakasını tahrip eden endüstriyel kimyasal maddelerinin kullanımını,... - [Grönland Buzullarının Sakladığı Büyük Kanyon](https://yerbilimleri.com/gronland-buzullarinin-sakladigi-buyuk-kanyon/): Grönland’ın büyük kısmını örten buz tabakasının altında, dünyanın en büyük kanyonlarından biri keşfedildi. Henüz buzul tabakası yokken, yaklaşık 4 milyon yıl önce, oradan akan büyük bir nehir, en az 750 kilometre uzunluğa ve 800 metreden fazla derinliğe sahip kanyonu şekillendirmiş. Kanyon, iklim değişikliği konusunda çalışma yürüten araştırmacıların radar yoluyla Grönland’ın temel kayalarını haritalarken kazayla ortaya çıkmış. Saklı vadi, Arizona’daki Büyük Kanyon‘dan da daha uzun. Vadi, Grönland’ın ortasından başlayarak yukarı doğru kuzey kıyılarına kadar kıvrıla kıvrıla uzanıyor. Buzul tabakası şekillenmeden önce bu vadi, Kuzey Buz Denizi’ne (Arktik Okyanusu’na) akan coşkun bir nehre sahipmiş. Şu an, vadi buzla dolmuş. Vadiyi kaplayan 3 kilometreden... - [Kuvars Zengini Kayaçların Kıtasal Kabuk Deformasyonundaki Rölü](https://yerbilimleri.com/kuvars-zengini-kayaclarin-kitasal-kabuk-deformasyonundaki-rolu/): Yeni yapılan araştırmaya göre (öz aşağıda) depremleri önceden tahmin etmek, dağ oluşumlarını ve kıta tektoniğini anlamak için yeraltındaki kuvars yataklarından faydalanılabilir. Yerdoğabilimci Anthony Lowry (Yutah Devlet Üniversitesi) ve Marta Perez-Gussinye’nin (Londra Üniversitesi) ortak araştırması fay hatlarının, dağların, vadi ve düzlüklerin oluşumunun ve konumunun ardındaki gizemi çözmeyi amaçlıyor. The role of crustal quartz in controlling Cordilleran deformationLarge-scale deformation of continents remains poorly understood more than 40 years after the plate tectonic revolution. Rock flow strength and mass density variations both contribute to stress, so both are certain to be important, but these depend (somewhat nebulously) on rock type, temperature and whether or not... - [GPS'e ile GLONASS'a Alternatif Compass ve Galileo](https://yerbilimleri.com/gpse-ile-glonassa-alternatif-compass-ve-galileo/): Çin’in Konum Belirleme Sistemi: BDS Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Rusya’dan sonra Çin de kendi küresel konumlama sistemini dünyaya açmak için çalışmalara başladı. 2015 yılında tamamlanması planlanan projeyle, 30′dan fazla uydu birbirine bağlanacak. Askeri ve sivil amaçlı kullanılacak BDS (İng. Beidou Navigation System) isimli projenin tamamlanması için iki yıl içinde 10 uydu fırlatılacak. Yeni uydular şu an yörüngede bulunan ve sadece Çin üzerinde navigasyon sağlayan 5 uyduya entegre edilecek. Projenin tamamlanması ile Çin, ABD’nin GPS (İng. Global Positioning System) ismiyle hakim olduğu küresel yer belirleme pazarında, diğer yer belirleme sistemleri AB projesi Galileo ve Rusya menşeli GLONASS’a... - [Kuzey ve Güney Akım Boru Hattları](https://yerbilimleri.com/kuzey-ve-guney-akim-boru-hattlari/): Finlandiya’da hükümete bağlı çevre kuruluşu, Baltık Denizi altından Rusya’dan Almanya’ya uzanacak Nord Akım Doğalgaz Boru Hattı’nın inşası için Rusya’ya gereken izni verdi. Ama Finlandiya, boru hattı inşasına verdiği izinde, döküntülerin yaratabileceği sorunları önleyebilmek için, boru hattının parçalarını yerleştirecek gemilere, Finlandiya ekonomik bölgesinde demirleme yasağı getirdi. Kuzey (Nord) Akım boru hattı, daha önce Rusya, İsveç, Danimarka ve Almanya’dan gereken izinleri almıştı. Doğalgaz boru hattı projesinin 7,4 milyar Euroya mal olacağı tahmin ediliyor. Finlandiya’dan beklenen izin, 2012 yılında tamamlanması beklenen 1220 kilometrelik Nord Akım hattının inşasının gerçekleşmesi için aşılması gereken son resmi engeldi. Nord Akım hattından her yıl Almanya ve diğer Avrupa... - [Depremlerle Yaşamayı Öğrenen Bir Toplum: Japonlar](https://yerbilimleri.com/depremlerle-yasamayi-ogrenen-bir-toplum-japonlar/): Dünyayı tsunami kelimesiyle tanıştıran Japonya oldu. Sözcük anlamı “liman dalgası” olan tsunami, deprem sonrasında meydana geliyor. 1707 yılında gerçekleşen ve Şikoku adasını etkileyen bir açık deniz depreminin binlerce kişinin ölümüne yol açtığı belirtiliyor. Japonya, birden fazla tektonik plakanın üzerinde bulunuyor ve yılda yaklaşık 1000 sarsıntı yaşıyor. Küçük sarsıntıların çoğu kamuya yansımıyor; Japonya’da yaşayanlar da orta boy depremleri soğukkanlılıkla karşılıyor. Ancak bazı depremler hafızalardan silinmiyor. 1923 yılında Tokyo’yu vuran deprem de bunlardan biri. Büyük Kanto Depremi diye anılan 7,9 büyüklüğündeki deprem ve yol açtığı yangınlar, ahşap evleri yerle bir etmiş ve yaklaşık 100 bin kişi ölmüştü. 72 yıl sonra, ülkenin batısındaki... - [11 Mart 2011 Japonya Depremi Gün Süresini Kısaltmış Olabilir](https://yerbilimleri.com/11-mart-2011-japonya-depremi-gun-suresini-kisaltmis-olabilir/): 9 Mart 2011 Çarşamba günü 7,2 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen artçılar haberci miydi, yoksa bunlar birbirinden bağımsız depremler miydi.. Öncelikle deprembilimciler; sonra da tektonikçiler, yapısalcılar, yerbilimciler, yerdoğabilimciler bunun yanıtını arıyorken, bir hidrojoolog olarak onların pişmiş aşına su katmak, olmaz.. 11 Mart 2011 Cuma günü, yerel saatle 14.46′da (Türkiye saatiyle 07.46′da), Japonya’nın kuzeydoğusundaki okyanus açıklarında 9,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin ardından da en yüksek düzeyde tsunami (dev dalga) uyarısı yapıldı. Kısaca özetlemek gerekirse, Japonya gibi depreme hazırlıklı bir ülke için bile muazzam bir güce sahip olan bu deprem, 178 tane Gölcük depremi demektir ya da aynı anda oluşan 178 tane 7,4 büyüklüğündeki deprem... - [27 Şubat 2010 Şili Depremi Gün Süresini Kısaltmış Olabilir](https://yerbilimleri.com/27-subat-2010-sili-depremi-gun-suresini-kisaltmis-olabilir/): Şili‘nin orta kesiminde 8,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. USGS’ye göre deprem yerin 35 kilometre altında meydana geldi. Aynı kuruma göre, depremin merkez üssünün, Concepcion’un 115 kilometre kuzeydoğusunda ve başkent Santiago’nun 325 kilometre güneybatısında olduğu belirtildi. Şili Cumhurbaşkanı Verónica Michelle Bachelet Jeria depremden etkilenen çevreleri “felaket bölgesi” ilan etti ve serin kanlı olma çağrısı yaptı. Dünya tarihinin kayıtlara geçen en şiddetli 7. depremiÖlü sayısı şimdilik 700İki milyon kişi etkilendiÇoğu eski 1,5 milyon ev hasar gördüABD’li bir şirkete göre afetin bilançosu 15-30 milyar dolarBu rakam Şili’nin gayrısafi yurtiçi hasılasının %10-20’si Şili‘de 22 Mayıs 1960‘da aynı bölgede meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki depremde 1655 kişi ölmüş, 2 milyon... - [Moho Süreksizliği.. Manto’ya Kadar Sondaj Mümkün Mü?](https://yerbilimleri.com/moho-sureksizligi-mantoya-kadar-sondaj-mumkun-mu/): Biliminsanları Kosta Rika açıklarında, okyanus yatağının 2 kilometre derinliklerine inerek kaya örnekleri alacak. Daha önce denizin altından hiç bu kadar derine inilmedi. Uzmanlar, bu örneklerin Apollo uzay aracının, Ay’ın yüzeyinden getirdiği taşlar kadar değerli bir “jeolojik hazine” olacağını söylüyor. Biliminsanları, amaçlarının yerkabuğunun altındaki manto tabakasının mümkün olduğu kadar derinlerine inmek olduğunu belirtiyor. Araştırmaya öncülük eden uzmanlardan jeolog Damon Teagle (Southampton Üniversitesi), “Dünyanın geçirdiği evrimle ilgili bazı temel sorular var. Bunları ancak manto tabakasının üzerindeki kabuğun (yerkabuğuyla manto arasındaki Moho tabakası) ve manto tabakasının yapısını tam olarak anlayabilirsek yanıtlayabileceğiz” diyor. Manto tabakası, yerkürenin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu tabaka, yerkabuğundan dünyanın... - [ESA: Bilinen En İyi Çözünürlükteki Moho Haritası](https://yerbilimleri.com/esa-bilinen-en-iyi-cozunurlukteki-moho-haritasi/): Moho ya da Moho süreksizliği, yerkabuğu ile manto arasındaki temsili sınırdır. Bu hayalî sınırda, maddenin yoğunluk farkından dolayı sismik dalgaların verdiği tepki değişiklik gösterir. Moho, Yerküre’nin iç hareketliliğini gösterdiği için bunu anlamak, kavramak, çözmek çok önemli, ha, gerçekten önemli mi bilinmez.. Kıtasal veya okyanusal türde olan kabuk (yerkabuğu), mavi gezegenimizin en dış yüzeyini kaplamaktadır. Biz bunun üzerinde yaşıyoruz. Doğalgaz, petrol ya da mineraller, ekonomik değere sahip yeraltı kaynakları, kısaca bütün yerbilimsel (jeolojik) kaynaklar da burada. Gene de bu kısmın hacmi tüm gezegenin %1’inden daha az. Kabuk ve üst manto; deprem (yer sarsıntısı, zelzele), volkanizma (yanardağ etkinliği) ve dağ oluşumu gibi muazzam... - [Dünya Çekirdeğinin Manyetik Gizemi](https://yerbilimleri.com/dunya-cekirdeginin-manyetik-gizemi/): Depremler, volkanik püskürmeler ve Dünya’nın sürekli değişen manyetik alanları üzerinde yapılan gözlemler, uzmanların gezegenimizin merkezine yeni bir kapı açabilmesini sağladı. Jules Verne yüz yılı aşkın süre önce Arzın Merkezine Seyahat (Fr. Voyage au centre de la Terre) romanını yazdığında, ışıldayan kristaller ve çalkantılı bir deniz, tarih öncesinden kalma hayvanlar ve dev mantarlar bulunacağını tasavvur etmişti. Yerkabuğunun altı, aslında tam anlamıyla bir sır küpü. Günümüzde bile Satürn’ün halkaları konusunda yerkürenin çekirdeği hakkındakinden daha çok şey biliniyor. Ancak artık bu durum değişmeye başladı. Sismolog (deprembilimci) profesör Rick Aster “Dünyanın derinliklerini gerçek anlamda keşfetmek konusunda altın çağa girdik.” diyor. Biliminsanları için Dünya’nın merkezini keşfetmek Ay’ı incelemekten bile... - [Çin’in Arsenikli Yeraltısuları](https://yerbilimleri.com/cinin-arsenikli-yeraltisulari/): Çin’de yapılan bir araştırma, neredeyse 20 milyon kişinin arsenikli su içtiğini gösteriyor. Science dergisinde yayınlanan araştırmada biliminsanları, ülkenin jeolojik yapısına bakarak en tehlikeli olabilecek yerleri belirledi. Arsenik doğal olarak yerkabuğunda bulunur. Ama yeraltısuyuna karışması, bu suya uzun süre maruz kalanlarda büyük sağlık sorunlarına yol açabilir. Bunlar cilt (deri) hastalıkları ile cilt, akciğer, mesane (idrar kesesi) ve böbrek kanseridir. Şimdiye kadar, büyük ülkelerde arsenik zehirlenmesinin boyutlarını tahmin etmek kolay değildi. Çin’de, 10 milyondan fazla içme suyu kuyusunun bulunduğu düşünülüyor. Her bir kuyuda zehirli bileşiklerin olup olmadığına saptamak için izlenmesi gereklidir. Bu süreç onlarca yıl alabilir. Araştırmacılar, bu yöntem yerine yüzünü jeolojik haritalara çevirmiş. Annette... - [Lesotho’da 478 Karatlık Elmas Bulundu](https://yerbilimleri.com/lesothoda-478-karatlik-elmas-bulundu/): Maden arama şirketi Gem Diamonds Limited, 8 Eylül’de küçük bir Afrika ülkesi olan Lesotho‘daki Letseng Madeni’nde bulunan elmasın uzmanlar tarafından incelendiğini ve yaklaşık 478 karat (95,6 gram) olduğunun saptandığını açıkladı. Letseng Elmas Madeni’nin %70′i Gem Diamonds şirketinin ve %30 Lesotho Krallığı’nın. Şirket, berrak ve göz alıcı bir renge sahip olan taşın, dünyada bu türde bulunan en büyük elmaslardan biri olduğunu bildirdi. Şirket, daha önce benzer ağırlığa, ancak daha düşük renk kalitesi ve berraklığa sahip bir taşın 12 milyon ABD dolarına satıldığını belirtti. Letseng’in Işığı adlı elmas, bulunan 20. en büyük işlenmemiş elmas oldu. Aynı madende 1960′ta 601 karatlık Lesotho Kahverengisi, 2006′da 603 karatlık... - [Çin’in Hâkimiyetindeki Nadir Toprak Metalleri Piyasası ve Yeni Arayışlar](https://yerbilimleri.com/cinin-hakimiyetindeki-nadir-toprak-metalleri-piyasasi-ve-yeni-arayislar/): Nadir toprak metalleri dünyanın en büyük sanayi ülkeleri ile Çin arasında bir ticari savaş başlattı. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Japonya, Dünya Ticaret Örgütü’ne Çin hakkında şikayet dilekçesi verdi. Üçlü Pekin’i teknolojik ürünlerde yoğunlukla kullanılan nadir metallere erişimi kısıtlamakla suçluyor: “Amerikalı üreticilerin Çin’den gelen bu nadir materyallere ulaşmaları gerekli. Eğer Çin piyasaların kendi kendilerine çalışmasına izin verirse buna bir itirazımız olmaz. Ama onların şu ana kadarki tutumları bu yönde değildi ve Çin aldığı bir çok kararın da aksine bir politika uyguladı.—Hüseyin Burak Obama (ABD başkanı) Çin, 2011’de nadir toprak metallerinin ihracatında büyük bir kesintiye gitti. Son iki yılda dörde katlanan ihracat... - [Ay ile Dünya Benzer İç Yapısına Sahipmiş](https://yerbilimleri.com/ay-ile-dunya-benzer-ic-yapisina-sahipmis/): Uydu fotoğrafları ve çeşitli çalışmalar, Ay’ın sahip olduğu yüzey şekline dair en ince ayrıntıları gözler önüne sererken, iç yapı hakkındaki bilgiler tahminlerin ötesine geçememişti. Yeni araştırma bu konudaki bilinmeyenleri ortaya çıkarıyor. Son teknolojiyi içeren sismik yöntemler, Ay’ın Dünya’nınkine benzer bir çekirdek yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Apollo görevleri sırasında 1969 ile 1972 yılları arasında yerleştirilen ve 1977 yılının sonunda değin aktif olan dört sismometreden elde edilen verilerin yeni teknolojiler ışığında değerlendirilmesi sonucunda uydumuzun, yaklaşık 240 km çapında ve demir açısından zengin bir iç çekirdek ile 330 km çapında akışkan demir içeren bir dış çekirdeğe sahip olduğu anlaşıldı. Bu iç yapının Dünya’dakiyle olan... - [Türkiye’nin En Yüksek 10 Barajı ve Bir Barajın Hikâyesi](https://yerbilimleri.com/turkiyenin-en-yuksek-10-baraji-ve-bir-barajin-hikayesi/): Türkiye’nin en yüksek on barajı hangileri biliyor musunuz? Keban ve Ermenek barajı kaç metre yüksekliğinde? Devlet Su İşleri’nin 18 Mart 2011 tarihli yazısındaki sıralama şöyle.. 1- Ermenek Barajı2009 yılında işletmeye açılan Ermenek Barajı, Türkiye’nin en yüksek barajıdır. Göksu Nehri üzerinde yer alan barajın yüksekliği 210 m’dir. Enerji amaçlı inşa edilen baraj, Karaman ili sınırları içindedir. 2- Keban BarajıFırat Nehri üzerinde yer alan Keban Barajı Türkiye’nin en yüksek 2. barajıdır. Enerji üretmek amacıyla inşa edilen barajın yüksekliği 207 m’dir. Baraj, 1975 yılında yapılmış olup Elazığ ilinin sınırları içindedir. 3- Berke Barajı1999 yılında Adana’da işletmeye açılan baraj, Ceyhan Nehri üzerinde yer alır. 201 m yüksekliğiyle... - [Derin Deniz Sondajları ve Petrolün Geleceği](https://yerbilimleri.com/derin-deniz-sondajlari-ve-petrolun-gelecegi/): Petrol şirketleri, dünyada kalan son petrol rezervlerine de ulaşabilmek için açık denizde ve her zamankinden daha derinlerde sondaj yapıyorlar. Derin deniz (derin su) sondajı, eskiden fahiş fiyatlara yapılabiliyordu ama 2007 ve 2008 yıllarında petrol fiyatlarının hayli yüksek olması, açık deniz rezervlerine olan ilginin canlanmasına katkı sağladı. Günümüz Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Burak Hüseyin Obama, Meksika Körfezi’ndeki petrol kirliliğinin, çevre politikaları üzerinde kalıcı bir etkisi olacağını söyledi ama bu derin deniz sondajlarının geleceği açısından acaba ne anlama gelecek? ABD Doğal Kaynaklar Yönetim Dairesi’nin (US MMS) verilerine göre 2008 yılında Meksika Körfezi açıklarında 31 petrol kuyusu vardı. 1992 yılında ise bu rakam, sadece 3′tü. 2008 yılında Körfez’de yedi... - [Yeryüzeyinin Geçirgenlik Haritası](https://yerbilimleri.com/yeryuzeyinin-gecirgenlik-haritasi/): Hidrojeoloji açısından geçirgenlik önemli bir değişkendir. Haliyle hidrojeolojinin üst konusu olan ve daha kapsamlı bir alana hükmeden hidrolojide (subilimde) de önemlidir. Kulakları çınlasın Mehmet Hocamızın, Gözenekli Ortam Hidroliği dersinde bizlere anlattığı kadarıyla şunu söyleyebilirim. Gözenekli bir ortamdaki akışkanın akışı, o ortamın akışkanı geçirebilme yeteneği ile sınırlıdır. Düz bir hidrojeolog açısından geçirgenlik hem akışkana hem de akışkanın içinde olduğu ortama -örneğin zemine- bağlıdır. Bu kadar sıkıcı bilgiden sonra haberimize dönelim. İlk kez Dünya çapında bir geçirgenlik haritası oluşturulmuş. Aslında yukardaki tanımı temel alınca tam anlamıyla bir geçirgenlik haritası demek de doğru olmaz. Aslında bu harita, yeryüzüne düşen yağışın (yağmur, kar vs.), yeryüzeyinde ve... - [Bir Yanardağın Anatomisi: Eyyafyallayöküll](https://yerbilimleri.com/bir-yanardagin-anatomisi-eyyafyallayokull/): Ey-yaf-yal-la-yö-kül (İz. Eyjafjallajökull).. Yaklaşık 190 yıl sonra 2010′un Mart ve Nisan aylarında, İzlanda’daki Eyyafyallayöküll Yanardağı patlamıştı.. Ardından da, içindeki bütün kin ve nefreti kusan yanardağdan yayılan kül bulutu, Avrupa’daki hava ulaşımını felç etmişti.. Çıkan onca patırtıdan sonra Eyyafyallayöküll Yanardağı’nın vücut hatları ortaya koyulmuş durumda.. Eyyafyallayöküll Yanardağı’nı gözlemleyen yanardağbilimciler (volkanologlar), yanardağın patlamasına neden olan olayları aşama aşama ortaya çıkardıklarını söylüyorlar. Yanardağ, iki ana patlama evresi geçirmişti.. Buna göre, ilk olarak 1994 ile 1999 yılları arasında, yanardağın altındaki mağmanın yaptığı sokulumlar sonucu sil yapıları oluşmuş. Mağmanın sokuluma devam etmesi sonucu, sil oluşumu giderek çoğalmış ve aynı zamanda dayk yapısı da oluşmuş. Mağmanın sil ve dayk aracılığıyla yukarı çıkması... - [Macaristan’daki Alüminyum Tesisinin Atık Depolama Tesisi Yıkıldı ve Toksik Çamur Etrafa Yayıldı](https://yerbilimleri.com/macaristandaki-aluminyum-tesisinin-atik-depolama-tesisi-yikildi-ve-toksik-camur-etrafa-yayildi/): Macaristan’nın Veszprém bölgesinde bulunan Ajka kentindeki çevre felaketinin bilançosu giderek ağırlaşıyor. Balaton gölü yakınındaki bir alüminyüm fabrikasında kimyasal atıkların biriktirildiği göletin iki seti yıkıldı ve yayılan kırmızı çamur nedeniyle 4 kişi hayatını kaybetti, 100′den fazla kişi de yaralandı ve 7 kişinin de kayıp olduğu bildiriliyor. Olayın ardından ülkenin batısında olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. 4 Ekim 2010 Pazartesi günü, yerel saatle 12.10′da bölgenin en büyük sanayi birimi olan alüminyum üretim tesisinin, atık maddelerinin toplanıp etkisizleştirildiği dev biriktirme göletinin bentleri yıkılmış ve çok tehlikeli ağır metaller de içeren yaklaşık bir milyon ton balçıklı su dört köyü basmış. Yer yer iki buçuk metreye yaklaşan zehirli atıklı... - [Grönland’daki Petermann Buzulu’ndan Dev Bir Parça Koptu](https://yerbilimleri.com/gronlanddaki-petermann-buzulundan-dev-bir-parca-koptu/): Kuzey Kutbu’nun 1000 kilometre (km) güneyinde, Grönland’daki kuzeybatı sahilindeki Petermann Buzulu’ndan, 251-253-260 (!) km² (kilometrekare) büyüklüğünde bir buz tabakası koptu. Delaware Üniversitesi’nden (ABD) Andreas Münchow‘a göre bu parçalanma, 1962 yılından bu yana Kuzey Kutbu’ndan kopan en büyük Arktik buzdağı kütlesini oluşturuyor. arktiksıfat, coğrafya Fransızca arctiqueKuzey Kutbu’yla ilgili, Kuzey Kutbu yakınında olan.—TDK Kopan parçanın kışın yeniden donmaması halinde buzdağının Grönland ve Kanada arasındaki denize kayabileceğini düşünülüyor. Petermann Buzulu’nda çatlakların oluştuğu daha önceden belirlenmişti; yakın zaman içinde buzuldan kopmalar olması bekleniyordu. Münchow, buzdağının güneye inmesi hâlinde bölgedeki deniz trafiğini de etkileyebileceğini söylüyor. Buzuldaki kopmayı, Kanada Buz Hizmetleri‘nden Trudy Wohlleben’in, NASA’nın uydu görüntülerinden belirlediği söyleniyor. Görüntüler, Petermann Buzulu’nun 70 kilometre (km) uzunluğundaki yüzer buz... - [5 Ağustos 2010 Şili’deki Maden Kazası](https://yerbilimleri.com/5-agustos-2010-silideki-maden-kazasi/): Madende bir kaza olduğu zaman herkesin içinde bir umut olur; ama kaza bölgesinden genelde kötü haber gelir ve o kötü habere yenileri eklenir. Bu sefer böyle olmadı, hikâyemiz Şili’den.. 5 Ağustos 2010 Perşembe günü, Şili’de, bakır ve altın çıkarılan bir madenin ana girişinin çökmesiyle 33 madenci göçük altında kalmış. Olaydan 17 gün sonraysa, kurtarma ekipleri, göçükte mahsur kalan madencilerle bağlantı kurabilmiş. Madencilerin tümünün hayatta olduğu belirtiliyor. Mahsur kalan madenciler, Copiapo kenti yakınlarındaki San Jose madeninde dikey olarak yerin yaklaşık 700 metre altında çalışıyorlarmış. Reuters haber ajansın verdiği bilgiye göre, madenciler küçük bir ev büyüklüğündeki bir sığınakta sınırlı miktarda yiyecekle hayatta kalmayı başarmışlar. Madencilerin... - [ESA: Dünya’nın Bilinen En Kapsamlı Yerçekimi Haritası](https://yerbilimleri.com/esa-dunyanin-bilinen-en-kapsamli-yercekimi-haritasi/): Avrupa Uzay Kurumu‘nun (ESA) yerküreyi daha iyi gözlemlemek için giriştiği iddialı bir projenin parçası olan yerçekimi haritası, Norveç’te düzenlenen Yaşayan Gezegen Sempozyumu’nda (ESA Living Planet Symposium 2010) sunuldu. Üretilen renkli harita yer çekiminin dünya üzerinde her yerde varolan ama çok ufak farklılıklar da içeren etkisini gözler önüne seriyor. Haritada kırmızı renkler ortalama yerçekimi yüzeyinin üstünde, mavi renkler ise altında kalan bölgeleri işaret ediyor. Dünya, hafif yassı bir küreye benzeyen elipsoit şekle sahiptir. Dünya’nın geometrik olmayan gerçek biçimi geoittir/jeoiddir. İzlanda ve çevresinde bu elipsoidin yaklaşık 80 metre yukarısından geçen yerçekimsel yüzey, Hint Okyanusu’nda da ise 100 metre aşağıya denk düşüyor. Geoit olarak bilinen... - [Afar Rift Vadisi Yeni Bir Okyanusun Doğuşuna Tanık Oluyor](https://yerbilimleri.com/afar-rift-vadisi-yeni-bir-okyanusun-dogusuna-tanik-oluyor/): Biliminsanları Afrika kıtasında yeni bir okyanusun doğumuna tanık olunduğunu söylüyor. Etiyopya’da 2005 yılında açılmaya başlayan 60 kilometre uzunluğundaki yarık bu zamandan beri yavaş yavaş genişliyor. Araştırmacılar, ileride Afrika kıtasının bu noktada ikiye bölüneceğini düşünüyor. Ama bu sürecin yaklaşık 10 milyon yıl alacağı tahmin ediliyor. Yerbilimciler (jeologlar), Etiyopya’nın ücra bir köşesinde yer alan Afar bölgesinde gözlemledikleri karşısında hayrete düştüklerini gizlemiyorlar. Gezegendeki değişimi genellikle milyonlarca yıla yayarak inceleyen biliminsanları, Afar bölgesinde beş yıl gibi kısa bir süre içerisinde tanık oldukları sürecin inanılmaz bir hızda ve gözlerinin önünde gerçekleştiğini söylüyor. 2005 yılında Afar’da on gün gibi gayet kısa bir süre içerisinde 60 kilometre boyunca uzanan... - [Deepwater Horizon Sondaj Platformu Yıkıldı ve Meksika Körfezi’ne Petrol Karıştı](https://yerbilimleri.com/deepwater-horizon-sondaj-platformu-yikildi-ve-meksika-korfezine-petrol-karisti/): Deepwater Horizon (Derin Deniz Ufku) adlı platform, 20 Nisan 2010′da, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Luisyana eyaleti açıklarında patladı. Deepwater Horizon’da çıkan yangın, tüm denetim altına alma çabalarına rağmen 36 saat boyunca yandı ve 22 Nisan’da Meksika Körfezi’nin sularına gömüldü. Yetkililer, kaçmayı başaramayan 11 petrol işçisinin kayıp olduğunu ve hayatta kalmalarının mümkün görünmediğini bildirdi. Olayda 17 işçi yaralanırken 100′den fazlası da tahliye edilerek kurtarıldı. BP şirketinin petrol arama çalışmaları için kiraladığı Deepwater Horizon adlı platformunun, patlamadan önce Luisyana eyaletinin 80 kilometre açığında keşif çalışması yapmakta olduğu öğrenildi. ABD Sahil Güvenlik birimi, petrol kuyusunda 2,6 milyon litreden fazla yakıt bulunduğu ve günde 8... - [Dünya’nın En Yüksek Noktası Olan Everest’in Zirve Yüksekliği 8.848 Metre](https://yerbilimleri.com/dunyanin-en-yuksek-noktasi-olan-everestin-zirve-yuksekligi-8-848-metre/): Uzun süredir Everest’in yüksekliği (yükseltisi, rakımı) konusunda anlaşamayan Çin ile Nepal nihayet bir uzlaşmaya vardı. İki ülkenin sınırları boyunca uzanan dünyanın en yüksek dağının yüksekliğinin 8.848 metre olduğuna karar verildi. Çinli yetkililer, kaya yüksekliğini ölçmek gerektiğini söylerken, Nepalliler ise Everest’in üzerindeki kar tabakasının da hesaba katılması gerektiğinde ısrar ediyordu. Nepal’in başkenti Katmandu’da bir araya gelen temsilciler, sonuçta Nepal’in savında karar kıldı. Böylece kar katmanı Çin’in önerdiği 8.844 yüksekliğine dört metre daha kattı ve Everest’in boyunun ölçüsü konusunda Nepal’in önerdiği 8.848 metrede anlaşıldı. Everest’in yükseliğinin ilk ölçüm girişimi 1856 yılında yapılmıştı. 1953 yılında ise dünyanın en yüksek noktasına ilk kez adım atıldı. Geçen... - [Jeolojik Takvimde “Antroposen” Sesleri Yükseliyor](https://yerbilimleri.com/jeolojik-takvimde-antroposen-sesleri-yukseliyor/): İnsanoğlunun çevre, iklim kısaca Dünya üzerindeki etkilerinin milyonlarca yıl sürecek değişimlere neden olup olmadığı tartışmaları süre dursun, sanayi devrimi ile yeni bir döneme girdiğimizi savunan kesimin sesi biraz daha gür çıkmaya başladı. Aralarında bir Nobel Ödülü sahibinin de bulunduğu dört bilimci tekrar, dünyanın yeni bir jeolojik (yerbilimsel) döneme girdiğini savunarak, bu çağa Antroposen (Yeni İnsan, İnsan Çağı) adının verilmesini önerdi. Pek çok alanda, ekolojiden, biyogenetiğe, fikri mülkiyete kadar her alanda artık bir sıfır noktasına erişiyoruz. Bir Hint filozof ve kültür eleştirmeni olan Çakrabarti, -ki genellikle kendisiyle hemfikir değilimdir- şu konuda haklıydı. Dünya yeni bir döneme giriyor. Antroposen yani İnsan çağı. Kapitalizmle başlamıştı... ## Pages - [Sürdürülebilirlik](https://yerbilimleri.com/iletisim/surdurulebilirlik/): yerbilimleri.com, Dünya’yı bilimsel bir bakış açısıyla anlamayı ve bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi amaçlayan bir platformdur. Bu görüş, yalnızca içerik üretiminde değil; dijital varlığımızın her yönünde sürdürülebilirlik ilkeleriyle şekillenir. Karbon Ayak İzi(+) yerbilimleri.com’un tüm verileri, Frankfurt veri merkezinde, %100 yenilenebilir enerjiyle çalışan ana sunucuda saklanmaktadır.(±) Ancak yerbilimleri.com, enerji verimliliği için Dünya çapında içerik dağıtım ağı kullanmaktadır. Bu yüzden, sayfaya erişen kullanıcı Dünya’daki konumuna göre bağlanır ve en yakın sunucu geleneksel enerji ile çalışıyor olabilir.(-) Mutfak çalışmalarının yürütüldüğü Ankara’da tüketilen elektriğin kökeni ise net bir şekilde bilinmemektedir. Uluslararası Çevre Anlaşmalarına Uyumyerbilimleri.com, küresel iklim hedeflerini ve çevresel sorumluluğu temel alan ve uluslararası... - [İletişim](https://yerbilimleri.com/iletisim/): İş Yaşam DengesiUTC+3 İstanbul saatine göre çalışma saatleri; Pazartesi, Salı, Perşembe ve Cuma10.00-13.00 açık, 13.00-14.00 kapalı ve 14.00-17.00 açık Hafta içi Çarşamba ve hafta sonu tüm gün kapalıTürkiye’nin resmî tatil günlerinde tüm gün kapalı %99,9 performansı garanti eden sunucusu sayesinde yerbilimleri.com, her gün 24 saat erişime açıktır. Geri Bildirim Formu Geri bildirim, soru, işbirliği, reklam, destek ya da genel bir konu için e-posta atabilirsiniz. Sosyal Medya HesaplarıBizi farklı mecralarda takip edebilirsiniz.LinkedIn’den takip için linkedin.com/yerbilimlericomWhatsApp’tan takip için whatsapp.com/yerbilimlericom E-postaYayıncı İlişkileri — yerbilimleri (@) outlook.com.trSponsorluk İlişkileri — yerbilimleri (@) outlook.com.trTeknik Sorular — yerbilimleri (@) outlook.com.trDiğer — yerbilimleri (@) outlook.com.tr Yerbilimleri Teknoloji Mühendislik... - [Antlaşma](https://yerbilimleri.com/iletisim/antlasma/): Kullanım Koşulları, Gizlilik İlkesi ve Yasal Açıklamalar Kabul ve Uyumluluk yerbilimleri.com ağ sayfasına erişim sağlayarak ve kullanarak, bu antlaşmayı tamamen kabul etmiş ve kullanım koşullarına uymayı taahhüt etmiş olursunuz. Eğer bu koşulları kabul etmiyorsanız, lütfen bu ağ sayfasını kullanmayınız. Gizlilik İlkesi Bu ağ sayfasında; kişisel verilerin toplanması, saklanması ve üçüncü taraflarla paylaşımı konusundaki ilkeler KVKK çerçevesindedir. Üyelik ve Erişim Bu ağ sayfası, bir amme hizmeti değildir. Bu ağ sayfası, okuyucusuna/kullanıcısına sınırsız bir özgürlük sunmamaktadır. Bu ağ sayfasının içeriğine sınırlı erişim okuyucuya açıktır. Bu ağ sayfasının içeriğine daha geniş erişim kayıtlı üyelere açıktır. Bu ağ sayfasının içeriğine tam erişim yalnızca kayıtlı... - [Site Hakkında](https://yerbilimleri.com/iletisim/hakkinda/): Yerküre’yi tanımak için!.. Amatör bir ruha ve bilimsel bir bakış açısına sahip yerbilimleri.com, 2006 ile 2014 yılları arasında Türkçe yerbilimlerine katkı sundu. .. bilimin ışığında, yerküre’yi daha da yakından tanımak için… 2014-2025 arası ise hiyatüstür. 2025 yılıyla birlikte yerbilimleri.com, profesyonel bir platformdur, Ankara merkezlidir, bağımsız ve dijital bir bilgi ekosistemidir. Yayın PolitikasıBağımsız ve şeffaf bir yayın organıdır.İçerik üretimindeki temel ilke bilimsel etiktir.Mutlidisipliner olmak yerine disiplinlerarası ve transdisipliner olmaya çabalar. İçerik nitelikli, kaliteli, orijinal kaynağına atıflı ve özgün olarak hazırlanır.Popülerleştirmek yerine akademik derinleştirmeyi önceler.Her yaştan insanın yerbilimleri ile arasında köprü kurmasını hedefler.Niş bir tercihtir.Sürdürülebilirliği destekler.Sponsor/işbirliği/reklam bağlantı net şekilde belirtilir. Künyeİmtiyaz Sahibiyerbilimleri.com adına Bahadır... [comment]: # (Generated by Hostinger Tools Plugin)